Yeni yılda tarımdan ne bekliyoruz?

Baştan söyleyeyim geçen yıldan daha iyi olmayacak. Bunun hem küresel hem de yerel ekonomik beklentilerle ilgisi var.

Sevgili okurlar,
Baştan söyleyeyim geçen yıldan daha iyi olmayacak. Bunun hem küresel hem de yerel ekonomik beklentilerle ilgisi var.
Küresel ekonomik beklentilerden başlayalım. Trump’ın 20 Ocak’ta ABD başkanlığına başlamasıyla birlikte küresel ölçekte hem ABD hem de diğer ülkelerde yeni ekonomik sarsıntılar olabilir. Trump başta Çin, Meksika olmak üzere birçok ülkenin mallarına girişte yüksek gümrük duvarları koyacağını baştan zaten ilan etmişti. Bundan AB’de nasibini alacak gibi görünüyor. AB ile yeni ticaret savaşları olabilir ki ilk başkanlığı döneminde bunun sinyalarini vermişti. Yine Trump’ın “güçlü ABD” için ekonomide küresellikten ziyade içe dönme gibi bir politikası da bulunuyor. NATO’da, Suriye’de ve diğer askerlerinin olduğu ülkelerde yapılan savunma harcamalarının kısılması da başkanın hedefleri arasında bulunuyor. 


Enflasyon artar büyüme azalır…
Bütün bu olacakları düşündüğümüzde, ithal malların yüksek gümrük duvarlarına maruz kalması demek Çin malları gibi ucuz olan malların arzının azalması ya da duvarlar nedeniyle bunların fiyatlarının artması demek. Talebin kısıtlanması ile talebin altında kalan arz nedeniyle malların fiyatı artacak ve sonucunda da enflasyon beklenenden yüksek çıkacak, büyüme rakamları düşecek. Bu bir kriz demek ve bu kriz, dünyanın geri kalanını da olumsuz etkileyecek. 
Bunun yanısıra “güçlü dolar” politikası, ticarette kullanılan para birimi olduğu için diğer ülkelerin ithalat rakamlarını da yukarıya çekecek. Bu durum diğer ülkelerde de talebi kısacak, malların fiyatı artacak ve enflasyon rakamlarını olumsuz yönde etkileyecek.

 


Ya Türkiye?...
Trump politikasının en çok etkileyeceği ülkelerden birisi de Türkiye. Türkiye’yi yönetenler de buna yardımcı olacak gibi duruyor. Yeni yılda faizlerin aşağıya doğru çekileceğini biliyoruz ve bu da dolar ve euroyu, şayet kapalı kapılar ardında müdahele olmazsa, yukarıya doğru taşıyacak. Dövizin yukarı yönlü hareket etmesi dövizle yurtdışından sağlanan girdilerin maliyetlerini arttıracak. Maliyetler fiyatlara yansıyınca da talep düşecek. Zaten istenen de o. Emtiada ve gıdada talepler kısılsın ki hem enflasyon düşsün hem de cari açık azalsın. 

 


“Nas” geri gelir mi?
Hele bir de yeniden bir “nas” politikası uygulanırsa düşük faiz-yüksek döviz-yüksek maliyetler-yüksek işsizlik Türkiye’yi çıkmaza sürükleyebilir. Bunlara bir de, enflasyonun altında ilan edilmiş olan düşük asgari ücret ve ilan edilecek olan (bu yazı yazıldığında daha ilan edilmemişti) düşük memur ve emekli zammı eklendiğinde tarım ürünleri talebi azalacak. Bu durum maliyetler yüksek olmasına rağmen fiyatların düşmesine ve daha fazla insanın tarımsal üretimden çekilmesine neden olacak.
Bekleyip göreceğiz bakalım… 

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube
[email protected]

 

 

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz