Trump; yaptım oldu…
Sevgili dostlar,
Trump ABD Başkanı olduğunda siyasette, ekonomide, bürokraside alışılmış şeylerin
dışında hareket edeceğini hepimiz tahmin ediyorduk da bu kadarını tahmin etmiyorduk. Adam
bir megaloman, tahmin edilemez biri ve ABD’nin onun sayesinde düştüğü hallere bir bakın
hele.
Gelmeden Grönland’ı, Panama kanalını istemişti. Geldikten sonra da Gazze’yi,
Odesa’yı istiyor. Her ikisini de eğlence merkezi haline getirip, birer de Trump Tower
dikecekmiş.
Bu adam alışılmış bir devlet adamı değil ki. Sanırım çok sevdiği Putin’de bunu ciddiye
almıyor ki Ukrayna’da barışa yanaşmıyor ya da ağır şartlar ileri sürüyor. Trump’ta Putin ile
sesini alçaltarak konuşuyor yoksa Çin’i yalnızlaştırma planı çöker diye korkuyor. Gerçi ne
yapacağı belli değil yarın sesini de elini de yükseltebilir.
Ancak dünyadan olduğu gibi içeride kendi vatandaşlarından da büyük tepki var.
Geçenlerde ABD’nin elli eyaletinde karşıt gösteriler yapıldı ve “elini çek “ pankartları taşındı.
Trump ve yönetimi Avrupa’da ne kadar faşist parti varsa onu destekliyorlar. Örneğin
Fransa’nın iç işlerine karışıp Marine Le Pen’e verilen beş yıllık siyasetten men yasağına karşı
çıkıyor. Avrupalı faşist liderlerden Meloni ve Orban’dan başka İsrailli Netanyahu’da kankası.
Otoriter liderlerden sadece Çin devlet Başkanı Şi Cinping’den hoşlanmıyor. Yüzyıllardır
kadim bir kültür oluşturmuş olan İran’ı, kendi bilemedin iki yüz yıllık kovboy kültürünü,
görmeden hafife alıyor.
Beyefendinin son marifeti de dünyadaki hemen her ülkeye tam tamına 185 ülkeye yeni
gümrük tarifeleri uygulamak oldu. Tarifeler kimine çok kimine az olarak açıklandı. Rusya
başta olmak üzere az sayıdaki ülke bundan muaf sayıldı.
Trump bunu MAGA diye bilinen ve açılımı Make America Great Again” yani
“Amerika’yı yeniden büyük yap” politikasına uygun olarak yapıyor. Seçmenine bunu zaten
vaat etmişti ve aslında korumacılığı işaret eden bu slogan onun kazanmasında önemli bir rol
oynamıştı.
Şimdilik ABD halkına bunu anlatsa da karşılıklılık (Mütekabiliyet) ilkesi gereği diğer
ülkelerde ABD’ye ayni tarifeleri uyguladığında işte o zaman sorunlar baş gösterecek.
Amerikalılar ucuz Çin malları kullanıyorlar, Çin mallarına erişemediklerinde ya da
eriştiklerinde de bütçeleri yetmediğinde ya da pahalı olan kendi mallarını kullanmaya
başladıklarında sokakların daha da hareketleneceğini tahmin etmek zor olmasa gerek.
Bir de ABD’li birçok firma işçilik, hammadde maliyetleri düşük, teşvikler de yüksek
olduğu için Çin’de üretim yapıp ABD ve dünyaya mal gönderiyorlar.
Tabii ki ABD’nin bu kararlarına tepkiler de var. Bunlardan bazıları açıkça ifade
edilirken bazıları da ABD karşıtı projeleri destekleyerek oluyor.
Örnek mi, Üç Türk Cumhuriyetinin Güney Kıbrıs’ı Kıbrıs cumhuriyeti olarak tanıma
kararları. Cumhuriyetten Mehmet Ali Güller’ın yazdığına göre bu ülkelerin söz konusu
kararlarının altında AB’nin vaat ettiği 12 milyar avroluk para yatıyor. Para vaadinin karşılığı
Güney Kıbrıs’ı tanımak. Tanımazsa, AB üyesi Güney Kıbrıs, yatırım için verilecek parayı
veto edecekti. Onlar da paşa paşa tanıdılar.
Şimdi paranın nerede kullanılacağına bakalım. Bu paranın 2.5 milyar avrosu kritik
hammaddeler için, 6.5 milyar avrosu da çeşitli çevresel projeler için verilecek.
Şimdi lütfen dikkat!!! 3 milyar avrosu da Çin’i Avrupa’ya bağlayan “Orta
Koridor” ticaret rotasının geliştirilmesi için kullanılacak. Yani ABD’nin gerçekleşmemesi
için var gücüyle uğraştığı, alternatif olarak Hindistan’dan başlayan bir yol için ilgili ülkelerle
görüşmeleri hızlandırdığı bir dönemde AB’nin şu yaptığına bakın hele…
YORUMLAR
Yorum Yap