GARİP.. ÇOK GARİP...100 YILLIK KAKTÜSÜM, HER 19 MAYIS ÇİÇEK AÇIYOR..

Balkonumda gözüm gibi baktığım biri yüzyıllık, ikincisi 2 yıllık,  iki kaktüsüm var. Ne zaman evden taşınsam onları öncelikle taşırım. Bunlar annemden hatıradır.

Hikayeleri çok ilginç ve gariptir..

Rahmetli annem Tarih öğretmeni Zehra Aksoy, Cumhuriyetin kuruluşunda İstanbul Darülfünun’u (İstanbul Üniversitesi) Tarih bölümünde okuyor. Mezun olduktan sonra Prof. Akdes Nimet Kuran’ın asistanı olarak üniversitede uzun yıllar kalıyor. Akdes Nimet’in “Fetret Devri” ve Çaka Bey” kitaplarının sekreteri ve editörü annemdir.

Ancak bilemediğimiz bir sebep yüzünden (belki bir gönül meselesi) , annem bir anda İzmir Kız Lisesi’ne tayinini çıkarttırıyor ve sonra Karşıyaka Kız Muallim Mektebi ve ondan sonra kurulan Karşıyaka Lisesi’ne geçiyor.

Anasından koparıp büyüttüğüm iki yıllık yavru kaktüsüm. 19 Mayıs'tan bir gün önce çiçek açtı.

 

SADECE KAKTÜS SAKSISI TAŞINIYOR

Bu arada yıllar geçiyor. Annem hiç evlenmiyor.

Bir gün İzmir’de görev yapan Uşaklı bir mütevazi Tarım teknisyeni anneme talip oluyor. Annemin yaşı, artık 40’lara yaklaşmak üzere. Annem kabul ediyor.

Ama dedemden ayrı yaşayan anneannem kıyameti koparıyor. Orta halli, mütevazi ve İzmir kaymak tabakasından gelmeyen babamı beğenmiyor ve izin vermiyor.

Annem bir sabah anne evinden bir çöp almadan, sadece bahçedeki kaktüsü kucağına alıp nikah masasına gidiyor.

Babamla evleniyorlar ve anlatılarına göre Karşıyaka Musavat Sokağı’ndaki ilk kiralık evlerinde, eşya olarak bir radyo, seccade, bir yastık ve bir masa sandalyeden başka eşyaları yok. Ama kaktüs başköşede ve pencere kenarında.

100 küsur yıllık aile yadigarı ana kaktüsüm.. Yine 19 Mayıs arifesinde boynu eğik, tek çiçek açtı.

 

100 YILLIK KAKTÜS

Annemin anlatımına göre bu kaktüs, büyük dedesi Bergamalı ünlü Hattat Hacı Emin Efendi’den miras kalmış. Oğlu (yani dedem) İzmir Misakı Milli İlk Mektebi başöğretmeni Hilmi Dölek, kaktüsü, Güzelyalı’da ki evlerinde gözü gibi korumuş.

O zaman “vatan, millet, bayrak, istiklal, Gazi Paşa” gibi kavramlar gönüllerde dalgalanmakta.

Annemin anlatımına, kaktüs her 19 Mayıs günü, gümbür gümbür pembe çiçek açarmış.. Çiçek üç gün yaşadıktan sonra sönermiş.

Annem kaktüs saksısına hayatı boyunca sımsıkı sarıldı. 1940’dan sonra Karşıyaka’da üç kiralık ev değiştirdik. Sonra uzaklarda, Nergis civarında bahçeli bir ev satın aldı babam. Kaktüs saksısı hep yanımızdaydı. Her 19 Mayıs günü bekler, ailece hemen bahçeye çıkıp saksıya bakardık.. Pembe uzun çiçek prensesler gibi başını yukarıya uzanmıştı. Sevinir hemen su verirdik..

Annem öldü. Sonra babamla Çeşme’ye taşındık.. Kaktüs, Çeşme’nin havasını da sevdi, 19 Mayıslarda çiçek açmaya devam etti.

 

19 MAYIS’LARA SELAM OLSUN

 

İki sene önce “kaktüsüm ya kurursa..” diye telaşa kapıldım. Kökü üzerinde olan bir toparlak yavru kaktüsü ana gövdeden kopararak daha geniş mavi bir saksıya özenle yerleştirdim, gübre verdim, su verdim.

Bu sabah hemen pencere kenarına koştum ve eski kaktüsün biraz güçsüz bir şekilde çiçek verdiğini gördüm.

Sonra balkona koştum.

Mavi yeni saksının içinden iki tane pembe çiçek muhteşem bir şekilde göklere doğru başını uzatmıştı. Rahmetli annemin sözü aklıma geldi:

“.. Oğlum bunlar, ya 19 Mayıs’ta veya bir gün önce mutlaka çiçek açarlar. Koru onları..”

Evet, esas saksı kurusa dahi, evladı galiba sonsuza kadar yaşayacak.

Yalnız yaşayan birisi olarak ölürsem, kaktüs saksılarım ne olacak?...

Merak etmeyin.

Üç erkek torunuma vasiyetim var..

Kabrimin tam üstüne koydurtacağım.. Bir yandan Sakız Adası’na bakan, bir yandan Karaburun dağlarına bakan, o muhteşem tepedeki Çakabey Kabristanında, herhalde sonsuza kadar yaşarlar.

Bir soysuz “Ayyıldızlı kabrimin” üzerindeki saksıları kırmaz ise, daha kötüsü soysuzlar Türkiye’nin yaşamasına son vermezse..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz