İzmirlilere de belediyeye de işçilere de ihanet

Bu ülkede yaşayanların en az yüzde 80’i ya işçidir ya da işçi maaşıyla büyümüştür. Bu dün de böyleydi, bugün de böyle.

İşçiler emeğinin karşılığını almadan, insanca yaşam koşullarına ulaşmadan ülkede işlerin iyi gittiğini kimse söyleyemez.

Son zamanlarda İzmir’de belediye yönetimiyle sendikalar arasında yaşanan sorunlar nedeniyle “Bir işçi şu kadar maaş alır mı? Bu kadar maaş alır mı?” gibi söylemler öne çıktı.

Alır kardeşim! İyi maaş almayı işini iyi yapan herkes hak eder. İyi bir iş makinesi operatörü, iyi bir torna ustası, kaynakçı ya da seramik ustası 100 bin lira da alır, 150 bin lira da.

Alıyor da zaten. Bugün özel sektörde de iyi bir seramik ya da sıva ustasının günlüğü 4-5 bin lirayı buluyor.

***

Ama belediyelerdeki sorun bu değil. Yaşanan sıkıntıların asıl nedeni belediye bütçelerinin personel ücretleri karşısında yetersiz kalması.

İzmir’de 31 belediye var. En iyi durumda olanın bile personel gideri toplam bütçenin yüzde 80’nini aşıyor.

Bakmayın siz belediye meclislerinde personel giderlerinin muhasebe oyunlarıyla yüzde 30’un altında gösterilmesine.

İşçilerin yüzde 99’u belediye şirketlerinden geliyor. Belediye ile şirketi arasında yapılan bir ihaleyle işçilerin çalışması sağlanıyor.

Bütçeler yapılırken belediye gider kalemlerinde de bu ihaleler işçi ücreti değil, farklı şekilde adlandırılıyor.

Böylece de yüzde 30 yasal sınır aşılmamış oluyor.

***

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay geçen hafta yaptığı toplantıda rakamları açıkladı.

Büyükşehir Belediyesinin bir aylık gelirlerinin toplamı 3.6 milyar lira. Bir aylık personel giderlerinin toplamı ise 3.9 milyar lira.

Büyükşehir Belediyesinin her ay sadece personel giderlerini ödemesi için 300 milyon lira kredi alması ya da taşınmaz satması gerekiyor.

Ortada kesinlikle sürdürülemez bir durum var.

Diğer belediyeler de durum çok farklı değil.

O yüzden de tüm belediyelerde vahim sorunlarla karşı karşıya.

***

İzmir’de bu durum ilk kez yaşanmıyor.

1990’lı yılların başında da bu kentte belediyelerde çok ciddi işçi krizleri yaşandı.

Aylarca hiç maaş alamayan belediye çalışanları oldu. Madeni paralarla maaşlar dağıtıldı.

Yuvalar dağıldı. Binlerce belediye işçisinin hayatı mahvoldu.

O gün vahim sonuçlara yol açan olayların yaşanmasının nedeni belediye bütçesinin gerçekçi kullanılmamasıydı.

Ne yazık ki tarihten ders alınmadı ve bugün de İzmir de aynı sorun yaşanıyor.

Belediyelerin personel ödemeleri, bütçeleri aşmış durumda.

***

Elbette bu durumun yaşanmasında belediyede görevini özveriyle yapan emekçilerin hiçbir suçu yok.

Gerekli olmayana yerlere fazla fazla personel alınması, çalışmayanların olması idarelerin çözmesi gereken konular.

Sendikaların da uzlaşma yerine çok sayıda emekçinin işsiz kalmasını tercih etmesi de anlaşılmaz bir tutum.

Belediyeleri yönetenlerin de muazzam sorumluluğu var. Daha doğrusu sorumsuzlukları.

Açık ve net şekilde görülüyor ki 15 ay önce göreve başlayan belediye başkanları kelimenin tam anlamıyla enkaz devralmış.

Her parti kongresinde belediyelerin kadrolarını yüzde 10 arttıran, üstüne de belediye bütçelerini aşan toplu sözleşmelere imza atan belediye başkanları bugün İzmir’deki belediyeleri adeta bir çıkmaza sürükledi.

Belediye bütçelerinden daha fazla personel harcamasının başka hiçbir açıklaması olamaz.

***

Bütün bunlar asla unutulmayacak. İzmirlilere de belediye de işçilere de ihanet edenler elbette kent tarihinde her zaman hatırlanacak.

Ama şu anda gittikçe daha vahim hale gelen İzmir’deki belediye işçileri sorununun da acilen çözülmesi gerekiyor.

Mevcut belediye başkanlarının sorunu kinle ya da geçmiş dönemle hesaplaşma mantığıyla çözme gibi bir lüksü yok.

Belediye bütçeleri maaşları ödemeye yetmiyorsa ve işçi çıkarmaktan başka çare yoksa bu durum kamuoyunun aklında hiçbir soru işareti kalmadan yapılmalı.

İşine son verilen işçilerin hangi gerekçeyle çıkarıldıkları açıkça ortaya koyulmalı.

60 yaşına gelmiş işten çıkarılsa en az 50 bin lira emekli maaşı olacak ve hiçbir şekilde mağdur olmayacak işçiler dururken çocuklarına ekmek götürmek zorunda olan 30 yaşındaki bir işçi çıkarılırsa bu hiç de adil olmaz.

Keşke kimse işinden olmasa, ama ille de öyle olacaksa emekli maaşı almaya hak kazananlardan başlanması mağduriyetleri en aza indirebilir.

Zaten geçmişte yapılan hatalar nedeniyle fazlasıyla gerginlik var. Yenilerine hiç gerek yok.

Haklı olmak kadar önemli bir kavaram varsa o da haklı kalmaktır.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz