CHP’nin Basın Kanunu teklifi ve “iliştirilmiş” gazetecilik
İliştirilmiş gazetecilik (Embedded Journalism) kavramı ilk kez Birinci Körfez Savaşı sırasında 34 yıl önce yaygın olarak kullanılmaya başladı.
Irak’ı işgal eden ABD kuvvetlerinin yanında, onların bakış açılarıyla savaşı anlatan gazetecileri tanımlayan bir kavramdı.
Elbette bu gazetecilerin ABD’yi Irak’ın işgal edip yüzbinlerce insanı öldürdüğünü kaydedip yazması beklenemezdi.
ABD askerleri Irak’a demokrasi getiren kahramanlar gibi gösterildi.
***
Batı’nın kötü taraflarını iyi taraflarından daha hızlı aldığımız için biz de bu kavramı hemen benimsedik.
Hatta kavram modifiye edilerek geliştirildi ve “yandaş gazetecilik” diye Türkiye’ye özgü bir hale dönüştürüldü.
Zaten bize çok da uzak olan bir yapısı yoktu. Neticede 1800’lü yıllardan beri dönem dönem yasal hale getirilmiş sansür uygulanıyordu bu ülkede.
Öyle ki artık Türkiye’de gazetecilik deyince başka türlüsü neredeyse akla bile gelmiyor.
Sanki tüm gazetecilerin takım tutar gibi bir tarafın yandaşı olması gerektiği yönünde adı konmamış bir konsensus var.
Lafa gelince herkes gazetecilerin tarafsız ve özgür olmasını düşünüyor. Ama uygulamaya gelince durum öyle değil.
Gazetecinin doğru olduğuna inandığı haberi ya da köşe yazısını yayınlamasının bir bedeli var.
Bu bedel hapis gibi çok ağır bir hale de dönüşebiliyor ki gazeteci örgütlerinin ramlarına göre geçen yıl Türkiye’de 720 gazeteci yargılanmış, 18’i hala tutuklu ya da hükümlü.
Gazeteci için düşündüklerini yazmanın ekonomik bedelleri de var. Yapılan araştırmada Türkiye’de gazetecilerin ortalama maaşının 28 bin lira olduğu ortaya çıktı. İzmir’de bu rakam daha da düşük.
Bu mesleği yapanlar ağır şartların yanında açlık sınırında yaşamayı göze almak zorunda.
İşte tam da bu yüzden en verimli çağındaki gazeteciler mesleği bırakıp ya basın danışmanlığına ya da başka alanlara geçmek zorunda.
Türkiye’de de İzmir’de çalışan gazeteci sayısından daha çok çalışamayan, istediği halde mesleğini yapamayan gazeteci var.
***
Dün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ydü.
Ege Belediyeler Birliği’nin organizasyonunda Alsancak Havagazı Fabrikası’nda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de katıldığı gazetecilerin sorunlarının konuşulduğu bir etkinlik düzenlendi. Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Ege Belediyeler Birliği ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek de katıldı.
Toplantıda gazetecilerin bu ağır sorunlarından çok yerel ve genel siyasi konular ele alındı ama olsun yine de çok önemliydi.
Özgür Özel’in açıkladığı basınla ilgili yasa teklifi dikkat çekiciydi.
Özel, artık gazetecilerin iliştirilmiş ya da yandaş olmamasını sağlayacak bir yasal düzenleme teklifi vereceklerini ilan etti.
Basında tekelleşmeyi önleyecek önlemleri alacaklarını iletti.
Dahası basının bağımsız bir ekonomik yapıya kavuşması için başta Basın İlan Kurumu Kaynakları olmak üzere devrim niteliğinde değişikler yapılacağını aktardı.
Gazetecinin kamu kurumlarının her biriminden özgür bir şekilde bilgi almasını sağlayacak maddenin de bu yasa teklifine ekleneceğinin sözünü verdi.
***
Türkiye’de son seçimde en yüksek oyu almış partisinin genel başkanının bunları açıklaması sadece gazeteciler için değil tüm ülke için kritik öneme sahip.
Özel, İzmirli gazetecilerin bu yasa teklifinin takipçisi olmasını ve aksi bir durumda kendisinden hesap sorulmasını istedi.
Hiç kuşkusu olmasın ki öyle olacak.
Basın düzelmeden yaşadığımız hiçbir sorunun düzelmeyeceği ortada.
YORUMLAR
Yorum Yap