1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. Trump geldi!!!

Trump geldi!!!

18 Temmuz’da bu köşede Trump gelince ne olacağını anlattığım bir yazı yazmıştım. Şimdi Trump geldi ve benim öngörülerime göre o günkü yazıyı referans alarak ne olacağını bir kez daha anlatayım.

  • | Son Güncelleme:
  • | Egeli Gazete

18 Temmuz’da bu köşede Trump gelince ne olacağını anlattığım bir yazı yazmıştım.
Şimdi Trump geldi ve benim öngörülerime göre o günkü yazıyı referans alarak ne olacağını
bir kez daha anlatayım.
Beyefendi gelince neler yapacağını tahmin etmek zor değil, çünkü daha önceki
başkanlığı dönemini bütün kamuoyu çok iyi hatırlıyor.
Bir kere hareketleri, konuşması, tavırları ile başkandan çok bir internet fenomenine
benziyor. AB ya da G7 ya da diğer ülke liderleri ile yapılan toplantılarda egosunun çok
yükseklerde olduğunu gayet net hatırlıyoruz.
Muhtemel yapacaklarına bakalım…
Rusya rahat nefes alabilir…
Biden’ın tersine Trump’ın düşman ülke önceliği Rusya değil önce Çin sonra da İran.
Trump kazanınca Rusya ve Putin rahatlayacak gibi. Muhtemelen ilişkileri iyi olacak ve
Trump Ukrayna sorununu çözmek için adımlar atacak.
Pamuk eller cebe…
Biden NATO’yu ne kadar Ukrayna savaşına dolaylı yollarla müdahil olmaya
çalışıyorsa da, Trump bunun tam tersini yapabilir. NATO konusuna Biden kadar ilgili değil.
Geçen başkanlığı döneminde diğer NATO liderlerine “haydi pamuk eller cebe” diye mesajlar
göndermişti. Yine ayni yerde duruyor.
Kuşak-yol tehlikede…
Gelelim Çin ile ilişkilere. Yukarıda da yazdığım gibi muhtemelen Rusya’yı Çin’e karşı
yanına almaya çalışacak. Bunu daha önceki başkanlığı döneminde de denemişti. Rusya
liderliğinin en kötü zamanında kendine destek olan Çin’i yalnız bırakacağını düşünmüyorum
doğrusu. Küçük bir ihtimal de olsa kalkıp Rusya’yı Çin’e karşı yanına çekerse AB’ye
“Rusya’yı AB’ye alın” bile diyebilir. Ya da “NATO’da gözlemci ülke olsun” da seçenekleri
arasında bulunabilir.
Diğer yandan Çin ile sıcak ilişkiler kuran ülkeleri tehdit edecek ve bu da Çin’in
kalkınma hamlesi olan ve geçtiği ülkelere de ekonomik fayda sağlayacak olan kuşak-yol

projesinin akamete uğramasına neden olacak. Bu arada Hindistan’ı destekleyerek kuşak yola
alternatif olarak düşünülen yolları destekleyecek.
İran ile nükleer anlaşma…
Trump yukarıda belirttiğim gibi ayni zamanda İran rejimine de düşman. Daha önceki
başkanlığı döneminde İran ile yapılan nükleer anlaşmayı zora soktu. Halbuki dönemin
cumhurbaşkanı Ruhani, dini lider Ali Hamaney ve Dışişleri Bakanı Zarif batılılarla bu önemli
anlaşmayı yapıp yurt dışındaki yaklaşık 100 milyar dolara ulaşan İran varlıklarının serbest
kalmasını sağlamışlardı. Bu arada Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı General Kasım
Süleymani de Trump zamanında öldürülmüştü.
Trump yeniden başkan olduğunda anlaşma riske girer mi, bu belli değil ama kuvvetle
muhtemel. Gerçi İran’ın başında şu anda ılımlı bir lider bulunuyor. Belki Trump ile
geçmiştekinden daha iyi ilişkiler kürarlar. Ancak her şeye rağmen İran’a da Çin’den desteğini
çekmesi talebi de gelecek bakın görün.
Suriye’den asker çekmeyi isteyebilir…
Gelelim Suriye meselesine. Trump daha önce Suriye’den çekilmek istemiş ancak
Pentagon buna karşı çıkmıştı. Trump’a göre dünyanın farklı yerlerindeki orduları çok masraflı
oluyor ve ekonomik toparlanma için bu masrafların kısılması gerekiyor. Biden ne kadar
bürokrat kafalıysa Trump tam tersi her şeyi bir iş adamı gibi düşünüyor ve ona göre hareket
ediyor. Bu nedenle Rusya ile anlaşıp Suriye’deki askerleri çekmeye çalışabilir ama yine
Pentagon’un direnci ile karşılaşabilir. Adamın iş adamı olduğu nereden belli? Hatırlayınız
lütfen Suudi Arabistan’a gitmiş kılıçlarla şov yapmış ve onlara bir çırpıda 100 milyar dolarlık
silah satmıştı.
İsrail açısından sorun yok…
İsrail konusuna gelince. Trump’tan İsrail’in yaptığı soykırımlara karşı bir direnç
beklemeyin. Başkanlığı döneminde Amerikan Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyarak buranın
İsrail’in başkenti olduğunu dünyaya ilan etmişti.
Trump aynı zamanda göçmen karşıtı beyaz Amerikalı. Meksika sınırına duvar örme
fikrini ortaya atanın kendisi olduğunu dünya kamuoyu çok net hatırlayacaktır. Duvar
politikasına devam diyecektir.
Başkan olduğu dönemde sadece Trump’ı değil Avrupa’yı hatta dünyayı dengelemeye
çalışan bir Merkel vardı. Şimdi o da yok. Avrupalı liderlerden bakalım hangisi Trump’ı ve
dünyayı dengeleyecek. Öyle bir lider de görünmüyor doğrusu.
Trump’ın seçim zaferi Avrupa’daki ırkçı faşist partileri cesaretlendirecek. Son yapılan
seçimlerde örneğin Fransa’da faşistler son anda yenilgiye uğratıldı. Gelecek seçimlerde

bunların iktidar olma olasılığı kuvvetli. Almanya’da da aynı tehlike söz konusu. İtalya’da
Maloni var zaten. Velhasıl bu güne kadar mücadele ile kazanılan demokratik haklar yerle bir
olacak gibi görünüyor.
Ne ironi ama; Ukrayna’da AB-İngiltere’deki solcu partiler savaş, sağcılar barış
istiyorlar…
Bunda AB’deki ve İngiltere’deki sol ve sosyal demokrat partilerin çok büyük hataları
bulunuyor. Günümüzde Avrupa ve ABD’deki faşizmin yükselmesinde baş aktör göçmenler.
Burada sol partilerin duruşları takdire şayan ve bu duruşlarından gündelik politikalarla asla
vazgeçmemeliler.
İkinci aktör de Ukrayna-Rusya savaşı. ABD demokratları ve AB-İngiltere’deki sol
partiler tek bir Ukraynalı kalmayıncaya kadar savaşın sürmesinden yanalar. Sağ partiler ise
örneğin Macaristan Cumhurbaşkanı Orban gibi bu savaşa karşılar ve durdurulmasını
istiyorlar. Ne kadar ironi değil mi?
Diğer yandan gerek Ukrayna-Rusya gerekse İsrail-Hamas savaşı konularında ABD ve
AB-İngiltere’de hükümetler başka halklar başka düşünüyor. Halklar kendi vergilerinden giden
yardımlardan, Zelenski ve Ukraynalı göçmenlerden bıktılar ve savaşın kendilerini de
etkilemeye başladığını ve bitirilmesi gerektiğini düşünüyorlar.
Türkiye’ye bakalım…
Türkiye’ye gelince. Trump’ın Erdoğan ile ve dolayısıyla da Türkiye ile ilişkileri
geçmişte bir kalıba oturmadı. İlişkiler bazen Rahip Brunson olayıyla ilgili olarak “akıllı ol” ya
da “ekonominizi çökertirim”e evrilirken bazen de müttefiklik ilişkileri üzerinden yürüdü.
İlişkiler, devlet düzeyinden ziyade, Erdoğan-Trump dostluk ya da düşmanlıkları üzerinden
yürüdü.
Yeni dönemde de böyle olacağını varsayabiliriz. Yeni dönemde Trump başta otomobil
fabrikaları olmak üzere Türkiye’deki Çin yatırımlarına kafayı takacaktır. Çin ile yapılan
otomobil üretim fabrikası projesi muhtemelen Trump gelmeden kotarılmak istendiği için apar
topar imzalandı.
Bekleyip göreceğiz…

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz