1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. Tek mirasım bu vakıf

Tek mirasım bu vakıf

İzmir depreminde kaybettiği 15 yaşındaki ikizleri Sayra ve Çınar adına vakıf kurarak şimdiye dek 12 bin çocuğa iyilik elini uzatan anne Tülin Batmaz, İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) öğrencileriyle panelde buluştu.

  • | Son Güncelleme:
  • | Egeli Gazete

İzmir depreminde kaybettiği 15 yaşındaki ikizleri Sayra ve Çınar adına vakıf kurarak
şimdiye dek 12 bin çocuğa iyilik elini uzatan anne Tülin Batmaz, İzmir Ekonomi
Üniversitesi (İEÜ) öğrencileriyle panelde buluştu. Yaşadığı büyük acıya rağmen
hayattan kopmayıp ‘Enkazdan doğan iyilik ikizim’ hareketini başlatarak azmi, umudu ve
sevgisiyle Türkiye’ye örnek olan Batmaz, “Geleceğe bırakacağım tek miras, yavrularım
adına kurduğum bu vakıf. Tüm enerjimi, zamanımı ve yaşamımı vakfımıza adadım.
Çocuklarımızın hayatını güzelleştirmek, hayallerine kapı açmak ve geleceğe güvenle
bakmalarını sağlamak için elimden ne geliyorsa yapacağım” dedi. Panelin ardından
Sayra&Çınar Vakfı ile İzmir Ekonomi Üniversitesi arasında iş birliği protokolü de
imzalandı.
Kampüsİzmir Sohbetleri kapsamında gerçekleşen panele, İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf
Hakan Abacıoğlu, Rektör Danışmanı Dr. Burçin Önder ve çok sayıda öğrenci katıldı.
İEÜ Fuaye Alanı’nda düzenlenen panelde anne Tülin Batmaz, vakfın yaptığı çalışmaları
ve hedeflediği projeleri anlattı.


YARINLARI GÜZELLEŞTİRMENİN YOLU EĞİTİMDEN GEÇİYOR
1,5 yıla yakın bir süre önce kurulmasına rağmen vakfın kısa sürede hızla büyüdüğünü
söyleyen Batmaz, “Vakfımızı kurarkan amacımız; çocuklarımız başta olmak üzere
ihtiyaç sahibi kişilere ulaşmak, kaza ya da afete maruz kalanlara yardım etmek, tüm
bunları yaparken sosyal ve kültürel faaliyetlere de imza atmaktı. Bu konularda da kısa
süre içerisinde oldukça hızlı yol aldık. Yarınlarımızı güzelleştirmenin yolunun, eğitimden
geçtiğini biliyoruz. Bağışçılarımızın destekleri sayesinde ortaöğretim ve üniversite
öğrencilerinin eğitimlerine katkıda bulunuyoruz. Vakfımız, bugüne kadar 12 binden fazla
çocuğumuza ulaştı. Şimdiye dek 5 bin fidan dikimi gerçekleştirdik. Kütüphaneler açarak
5 binden fazla çocuğumuzu kitapla buluşturduk. 100’ün üzerinden gencimizle farkındalık
atölyeleri düzenledik” dedi.

AFRİKA’YA DA UZANDILAR
Batmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kahramanmaraş depreminin ardından
afetzedelerimiz için 3 tır insani yardım topladık. 5 bin çocuğumuza da kıyafet ve
ayakkabı yardımında bulunduk. Deprem bölgesine 35 tonun üzerinde içme suyu
ulaştırdık. Şehrimize gelen bin 500 depremzede vatandaşımızı iftar yemeğinde
ağırladık. Sadece ülkemizde değil, Afrika’daki çocukların yarınları için de çalıştık.
Afrika’da 5 adet su kuyusu açarak 10 binin üzerinde kişiyi su ile buluşturduk. Bölgedeki
çocuklarımıza terlik ve oyuncak hediye ettik.”


YAŞASAYDILAR ÜNİVERSİTELİ OLACAKLARDI
Öğrencilerden gelen, ‘Depremin acısını yaşayan bir kişi olarak Kahramanmaraş
depremini duyduğunuzda ne hissettiniz?’ sorusuna yanıt veren Batmaz, “Depremin
yarattığı çaresizliği, acıyı, umutsuzluğu sözlerle ifade etmem mümkün değil. Ben;
dünyam dediğim, hayattaki her şeyim dediğim iki yavrumu depremde kaybettim. Eğer
hayatta olsalardı, şu anda 19 yaşında, sizler gibi üniversitede olacaklardı. Ben, ilk kez
bir üniversiteye konuk oldum. Şu anda sizlerle konuşurken de bu duyguları
hissediyorum. Ben, bir annenin yaşayabileceği en büyük acıyı yaşadım. Ancak
çocuklarım için pes etmedim. Kahramanmaraş depremini ilk öğrendiğimde, yıkım
görüntülerini gördüğümde, oradaki insanlarımıza bir an önce nasıl ulaşabiliriz, neler
yapabiliriz diye düşündüm. Vakıf olarak elimizden gelen ne varsa yapmaya çalıştık” diye
konuştu.
ÇOCUKLARIMA OLAN SEVGİMLE YAŞAMA TUTUNDUM
Deprem bölgesindeki birçok afetzedeyle görüşmeye devam ettiğini kaydeden Batmaz,
“O acılar, hayat boyu silinmeyecek. Ne yaparsak yapalım, birçok şey asla geri
gelmeyecek. Ancak ne olursa olsun dayanışmadan, sevgiden ve umuda sarılmaktan
vazgeçmemeliyiz. Deprem bölgesinde benimle benzer acıları yaşayan çok kişi var.
Onlarla görüşüyor, konuşuyoruz. Bazen birbirimizin acısını hafifletmeye çalışıyoruz,
bazen de o bölgedeki insanlarımız için neler yapabiliriz diye görüşüyoruz. Bana, ‘Sen
nasıl dayandın, yaşama nasıl tutundun?’ diye soruyorlar. Beni hayatın içinde tutan da
yine çocuklarıma olan sevgimdir, bağlılığımdır diyorum. Vakıf işte benim için bu kadar
değerli ve anlamlı” dedi.


SİZİ HAYATTAN ALIKOYMASIN
Gençlere özel tavsiyelerde de bulunan Tülin Batmaz, “Hayatta yorulduğunuz, çok
üzüldüğünüz, sıkıldığınız zamanlar olabilir. Acı çektiğiniz de olabilir. Bunlar karşısında
asla pes etmeyin. Benim yaşadıklarımı aklınıza getirin. O zaman, üzüldüğünüz bazı
şeylerin aslında hayatta hepimizin başına gelebilecek, basit durumlar olduğunu fark
edebilirsiniz. Yaşadığınız olumsuzluklar, sizi hayattan alıkoymasın. Çevremdeki bazı
gençler, ‘Biz de sosyal sorumluluk noktasında görev almak istiyoruz ama ne

yapacağımızı bilmiyoruz’ diyorlar. Çok net söylüyorum; gelin vakfımızın gönüllüsü olun.
Her şey maddi yardımda bulunmak değil. Vakfımızda yer almak için illa da maddi bir şey
sunulsun diye talebimiz yok. Hiçbir şey yapamıyorsanız, çalışmalarımızda yer alın,
desteğinizi gösterin. ‘Bir kişiden ne olacak?’ demeyin. Biz, vakfımızı kar topu gibi ağır
ağır ama çok sağlam büyüttük. Sizler de bize katılın, enkazdan doğan iyiliği hep birlikte
büyütelim” ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLARIMIN ADI İYİLİKLE YAŞASIN
Hayatını Sayra&Çınar Vakfı’na adadığını ifade eden Batmaz, “Maddi ve manevi tüm
gücümü vakfımız için kullanıyorum. Benim için artık tek miras, çocuklarımın adını
yaşattığım bu vakıftır. Yavrularımın adı iyilikle, sevgiyle yaşasın istiyorum. Bundan daha
değerli ne olabilir? Çocuklarımız için dernek kurma yolunda da adımlar attık, bunu da
kısa sürede hayata geçirmek istiyoruz. Çünkü ülkemiz genelinde bu yönde bir ihtiyaç
var. Çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz, çocuklarımıza umut olmak için var
olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.
PROTOKOL İMZALANDI: REKTÖRDEN ‘YANINIZDAYIZ’ MESAJI
Panelin ardından İEÜ Rektörü Prof. Dr. Hakan Abacıoğlu ve Vakıf Başkanı Tülin
Batmaz tarafından iş birliği protokolü de imzalandı. Bu kapsamda Sayra&Çınar Vakfı,
kampüsün fiziki imkanlarından yararlanabilecek, İEÜ kampüsünün ev sahipliğinde
etkinlikler gerçekleştirebilecek ve öğrencilere yönelik çalışmalar yapabilecek. İmza
töreninde konuşan Prof. Dr. Abacıoğlu, vakfın çalışmalarına destek olmaktan gurur ve
mutluluk duyacaklarını belirtti. İzmir ve ülkemizin deprem yönünden riskler taşıdığını ve
üniversite olarak bu konuda kendilerine de sorumluluk düştüğünü söyleyen Abacıoğlu,
“Afet yönetimi, koordinasyonu ve risk azaltmaya yönelik bir araştırma ve uygulama
merkezi kurmak için çalışmalarımız sürüyor. Bilgi ve deneyimimizi bu merkezimize
aktarmak istiyoruz. Bu, işin bilimsel tarafı. Bir de işin sosyal tarafı var. Üniversiteler,
sosyal sorumluluğu ve toplumsal faydayı temel alan kuruluşlara destek olmalı, manevi
yönden yanında olduklarını hissettirmeli. Bu konuda Sayra&Çınar Vakfı ile
imzaladığımız bu protokolü çok anlamlı ve önemli görüyorum” dedi.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz