1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. Prof. Uysal et ve sütteki vahim rakamları açıkladı: Türkiye’de her yıl iki milyon buzağı kaybı var

Prof. Uysal et ve sütteki vahim rakamları açıkladı: Türkiye’de her yıl iki milyon buzağı kaybı var

Bu hafta Tuncer Beybağ’ın hazırlayıp sunduğu Toprağın Sesi programında konuk Ege Üniversitesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal oldu. Uysal,  Türkiye hayvancılığındaki yapısal sorunlara dikkat çekerek her yıl yaklaşık iki milyon buzağının çeşitli nedenlerle kaybedildiğini açıkladı. 

  • | Son Güncelleme:
  • | Egeli Gazete

Bu hafta Tuncer Beybağ’ın hazırlayıp sunduğu Toprağın Sesi programında konuk Ege Üniversitesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal oldu. Uysal,  Türkiye hayvancılığındaki yapısal sorunlara dikkat çekerek her yıl yaklaşık iki milyon buzağının çeşitli nedenlerle kaybedildiğini açıkladı. 

İzmir’de Egeli TV ekranlarında yayınlanan Toprağın Sesi programında bu hafta Ege Üniversitesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal konuk oldu. Programın sunucusu Tuncer Beybağ ile gerçekleştirilen söyleşide süt tüketiminden hayvancılık politikalarına, tarımsal üretimden kooperatifleşmeye kadar birçok konu ele alındı.

LAKTOZ İNTOLERANSININ SEBEBİ SÜT İÇMEYİ BIRAKMAK

Programın açılışında insanların diğer memeli canlılardan farklı olarak yaşamları boyunca süt tüketmeye devam etmeleri konusu tartışıldı. Prof. Dr. Uysal, anne sütünün bebekler için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, süt ve süt ürünlerinin ilerleyen yaşlarda da dengeli beslenmenin önemli bir parçası olduğunu belirtti.

Uysal, bazı bireylerde görülen laktoz intoleransının süt tüketiminin tamamen bırakılmasıyla ilişkili olabileceğini ifade ederek, “Bazı insanlar tekrar süte döndükleri zaman sütü sindiremiyorlar çünkü süt içme alışkanlığı devamlı olmadığı zaman insanların bağırsağında sütü sindiren o enzimler kayboluyor. Kaybolduğu zaman da o kişi süt içtiği , süt ürünleri tükettiği zaman o laktoz intolerans dediğimiz rahatsızlığa yakalanıyor ve sütü sindiremiyor. Sindiremediği için de şişkinlik, gaz ve ishal oluyor. Karın ağrısı meydana geliyor. O nedenle süt içme alışkanlığının devam ettirilmesi anlamında bütün dünyada okul projeleri vardır” şeklinde konuştu

TÜRKİYE’DE HAYVANLAR LOKANTA USULÜ BESLENİYOR

Programda Türkiye’de uygulanan hayvancılık politikaları da masaya yatırıldı. Prof. Dr. Uysal, geçmişte Anadolu’nun iklim ve mera yapısına daha uygun olan küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğunu, ancak zamanla ithal büyükbaş hayvan ırklarının teşvik edilmesiyle üretim modelinin değiştiğini söyledi.

Dışarıdaki çok uluslu şirketlerin Türkiye'ye dayatmasının hayvan yetiştiriciliği ve kalitesinde düşüşe de neden olduğunu vurgulayan Uysal, “Tarımsal ürünlerde verimli olsun, işte verimli ırklar veya verimli çeşitler olsun ve biz bunda ihracat yapalım düşüncesi ya da o zamanki o politika verimli ırklara doğru yöneldi ve kalite yani ırk anlamında söyleyeyim, yerli ırklarda bir protein miktarı yüksek, ikincisi yağ miktarı yüksek. Şimdiki ırklarçok fazla miktarda süt veriyor bunlar çok fazla süt verdiği zaman daha çok su yani protein miktarı az, mineral madde miktarı az, Yağ miktarı az, yağ miktarı az. Şimdi eskiden köylerde bir sığır vardı çoban alır meraya götürür inekleri akşamları getirirdi.Akşam ineğin önüne biraz yem koyarlardı. İnek bir karnını doyurur. Eksik olanı da akşam giderirdi. Şimdi onlar kalmadı. Şu anda Türkiye'de baktığımız zaman artık hayvanlar lokanta usulü besleniyor.Önüne hazır yem getiriliyor. Bir de hayvan dışarı çıkmıyor. Dip dibe hayvanlar, refah yok” İfadelerini kullandı

 

SAĞLIKLI HAYVAN, SAĞLIKLI GIDA

Hayvanların doğal ortamlarında beslenmelerinin süt kalitesine doğrudan etki ettiğinin altını çizen Uysal, mera hayvancılığının hem hayvan sağlığı hem de ürün kalitesi açısından önemli avantajlar sunduğunu söyledi.

Kapalı sistemlerde ve yoğun yem kullanımına dayalı işletmelerde mastitis, ayak hastalıkları ve metabolik rahatsızlıkların daha sık görüldüğünü belirten Uysal, “Sağlıklı hayvandan sağlıklı süt, sağlıklı sütten de sağlıklı gıda elde edilir” dedi.

AHIRLARDA HASTALIKSIZ HAYVAN BULMAK ZOR

Tuncer Beybay, geçmişte Anadolu'nun yerli sığır ırkları olan Doğu Anadolu Karası, Güneydoğu Sarısı, Doğu Anadolu Kırmızısı ve Gri Osmanlı sığırlarının 10 yıla kadar verimli şekilde sağılabildiğini hatırlatarak, günümüzde kullanılan ithal kültür ırklarının ise 4-5 yıl sonra verimden düştüğünü ve sürüden çıkarılmak zorunda kaldığını söyledi.

Beybay, modern hayvancılıkta hayvanların ağırlıklı olarak fabrika yemi ve silajlık mısırla beslendiğini belirterek, bu tek yönlü beslenme modelinin hayvan sağlığını olumsuz etkilediğini ifade etti. Günümüzde birçok işletmede ayak hastalıkları, mastitis (meme iltihabı), asidoz, döl tutmama ve metabolik rahatsızlıkların yaygınlaştığını dile getiren Beybay, “Hasta hayvandan sağlıklı süt elde etmek mümkün değildir. Sağlıklı hayvandan sağlıklı süt, sağlıklı sütten de sağlıklı peynir, yoğurt ve tereyağı üretilir” dedi.

Prof. Dr. Harun Reşit Uysal da hayvan sağlığının süt kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, Türkiye’de mastitis vakalarının yaygın olduğunu söyledi. Mastitisin ileri aşamalarda meme körleşmesine kadar ilerleyebildiğini belirten Uysal, bu tür sütlerin içme sütü, yoğurt veya peynir üretiminde kullanılamadığını, çünkü hastalık nedeniyle sütün bileşiminin değiştiğini ifade etti.

Veterinerlik hizmetlerinin yetersizliğine de dikkat çeken Uysal, son dönemde yaşanan şap hastalığı karantinalarının süt arzını olumsuz etkilediğini ve bunun fiyat artışlarına yol açtığını söyledi. Hayvanların şap dışında tüberküloz ve bruselloz gibi bazı hastalıkların taşıyıcısı olabildiğini belirten Uysal, hayvancılıkta koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

TÜRKİYE’DE YILDA YAKLAŞIK 2 MİLYON BUZAĞI ÖLÜMÜ

Türkiye’de hayvancılığın en önemli sorunlarından birinin buzağı ölümleri olduğunu ifade eden Uysal “Türkiye'de buzağı ölümleri çok yüksek. Veteriner hizmetleri de yeterince ulaşmıyor. Yılda yaklaşık 2 milyon buzağının kaybedildiğinden bahsediliyor. Bu çok yüksek bir rakam. Bunun yarısı dişi olsa bile hayvan varlığımıza müthiş katkı sağlayacak bir potansiyeli kaybediyoruz. Dolayısıyla buzağı ölümlerinin önlenmesi Türkiye hayvancılığı açısından son derece önemli. Veteriner hizmetlerinin her ahıra ulaşması gerekiyor. Uygun yem rasyonlarının hazırlanması gerekiyor. Bunun yolu da örgütlü üretimden geçiyor. Kooperatifleşirseniz kooperatif bünyesinde veteriner hekim çalıştırabilirsiniz, zooteknist çalıştırabilirsiniz, ziraat mühendisi ve gıda mühendisi istihdam edebilirsiniz. Bu uzmanlar doğrudan işletmelere giderek üreticinin sorunlarına çözüm üretebilir” şeklinde konuştu

 

BUZAĞI ÖLÜMLERİNİN ALTINDA ÜRETİCİNİN YALNIZ BIRAKILMASI YATIYOR

Ülkedeki et ve süt fiyatlarının yüksek olmasının altında, daha hayvan doğduğu andan itibaren yaşanan eksiklikler yattığını belirten Uysal “Buzağı ölümleri, yetersiz veteriner hizmetleri ve üreticinin yalnız bırakılması hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkiliyor. Hayvancılık 24 saat ilgi isteyen bir iştir. Bayramı, tatili, mesaisi yoktur. Hayvan sürekli bakım ister. Bu nedenle aile işletmeciliği hayvancılığın temelidir. Küçük aile işletmelerinin desteklenmesi hem hayvan refahı hem de üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Üreticiyi kendi haline bırakarak tarımı geliştiremeyiz. Örgütlü üretim ve uzman desteği olmadan sürdürülebilir bir tarım ve hayvancılık mümkün değildir” dedi.

KOOPERATİFLEŞME VURGUSU

 Türkiye'de tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin kooperatifler üzerinden yapılmasının ekonomiye büyük katkı sağlayacağına değinen Uysal, “Kooperatifleri ürettiği bütün alırsanız Rusya'ya ihraç edersiniz, Ortadoğu Çin'e, her yere ihraç edersiniz. Bu ihracatlar bile sizin ülkenize döner. En son söylediğiniz bütün bunların reçete kooperatifleşmektir. Kooperatifleşirseniz ancak bunların üstesinden gelebilirsiniz. Gıda güvenliği, kaliteli ürün ve para kazanımı kooperatifleşmekten geçer” şeklinde cümlelerini tamamladı

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz