Millet İttifakı’nın mutabakat metni açıklanıyor: Özlale,"Öğrencilerimize kahvaltı ve öğle yemeği vereceğiz"
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özlale, "Çocuklar, bizim her şeyimiz. 7 milyon yoksul çocuğumuz var. Bu çocuklar hayal kurmaları, oyun oynamaları gereken yaşta karınlarını doyurma kaygısı taşıyorlar. İşte biz bu çocuklarımıza çocukluklarını yaşamayı vadediyoruz. İlk projemiz, devlet okullarında okuyan bütün çocuklarımıza bedava kahvaltı ve öğle yemeği vereceğiz"dedi.
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Özlale, Bilgin'in ardından kürsüye çıkan isim oldu.
Özlale, şu ifadeleri kullandı:
* Bugün firavunlara bile taş çıkartan bir tek adam rejiminde, giderek derinleşen bir yoksulluğu hayatın her alanında görüyoruz. Bugün ülkemizde milyonlarca aç ve yoksul vatandaşımız var. Çocuklarımıza iyi eğitim aldıramıyoruz. Karınlarını doyuramıyoruz. Başımızı sokacak bir ev bulamıyoruz. İktidarın ise sanki gözleri var görmüyor, kulakları var işitmiyor.
* Bırakın bu derinleşen yoksulluğu görmeyi, bizimle dalga geçiyor. Yoksulluğu, fırsat eşitsizliğini, açlığı bu ülkenin hafızasından sileceğiz. Kalkınmacı ve kapsayıcı bir anlayışla ülkemizi hak ettiği yere taşıyacağız. Önce çocuklar, onlar bizim her şeyimiz. 7 milyon yoksul çocuğumuz var. Bu çocuklar hayal kurmaları, oyun oynamaları gereken yaşta karınlarını doyurma kaygısı taşıyorlar. İşte biz bu çocuklarımıza çocukluklarını yaşamayı vadediyoruz.
* İlk projemiz, devlet okullarında okuyan bütün çocuklarımıza bedava kahvaltı ve öğle yemeği vereceğiz. İktidarımızda hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, hiçbir anne ve baba çocuğunun cebine harçlık koyma kaygısı taşımayacak. Yoksul ailelerde bebeklere başta süt ve bebek maması olmak üzere gıda ve hijyen desteği vereceğiz. Ulusal ebeveynlik programını hayata geçireceğiz. Nasıl çocuk yetiştirileceğini bütün vatandaşlarımıza anlatacağız. Sokakta yaşamak zorunda bırakılan, dilendirilen bütün yavrularımızı koruma altına alacağız.
* Geliri belirli bir düzeyin altındaki ailelere insan onuruna yakışır bir gelir desteği vereceğiz, bu desteği de hanedeki kadının hesabına yatıracağız. Vatandaşın ihtiyacı olduğunu ispatlamak zorunda kalmayacağı, hak temelli bir sistem kuracağız. Bugün Türkiye artık kayıtdışı cenneti. Düzensiz göçle, bilerek hendek ülke haline getirdikleri ülkemizde çalışma hayatı oldukça kuralsız. Bugün nüfusumuzun sadece 3'te 1'i çalışıyor. Her 4 çalışandan biri güvencesiz. Kayıtlı çalışanların yarısı asgari ücret alıyor. Biz bu düzeni değiştireceğiz.
"İKTİDARIMIZDA ÇETE LİDERLERİYLE ÇEKTİREN BIR İÇİŞLERI BAKANI OLMAYACAK"
* Artık ülkemizde kaçak yabancı işçi çalışmayacak. Türkiye'yi yol geçen hanına dönüştüren rejimi yeniden düzelteceğiz. Çocuk işçi çalıştırılmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. İşsizlik Sigorta Fonu'nun amaç dışı kullanılmasının önüne geçeceğiz. Sayın Erdoğan'ın beton sevdasına rağmen vatandaş ne ev alabiliyor ne kirasını ödeyebiliyor. Biz ülkemizin konut sorununu da çözeceğiz. TOKİ asıl görevine geri dönüp sadece sosyal konut üretecek. Bu sosyal konutlarda dar gelirli aileler, peşin para vermeden kira öder gibi konut sahibi olacak.
* Üniversite öğrencilerimizin barınma sorununu çözeceğiz. Öğrencilerimizi ne olduğu belirsiz vakıfların, derneklerin yurtlarında kalmaya mecbur bırakmayacağız. Bu ülkenin vatandaşlığı çok kıymetlidir, çok değerlidir. Yabancıların gayrimenkul alarak vatandaş olmalarının önüne geçeceğiz.
* Yurda dönüş projesi başlatarak ülkemizin sağlık personeli ihtiyacını mutlaka gidereceğiz. Sağlık personeli sayısını ve çeşitliliğini artırarak Aile Sağlık Merkezleri'nin hizmet kapasitesini güçlendireceğiz. Türkiye'de artık bir ilaç krizi yaşanmayacak, ilaç krizine son vereceğiz. İktidarımızda çete liderleriyle boy boy fotoğraf çektiren bir İçişleri Bakanı olmayacak.
* Kadın, Aile ve Çocuk Bakanlığı'nı kuruyoruz. Bütün uluslararası sözleşmelere geri dönüyoruz çünkü biliyoruz ki İstanbul Sözleşmesi yaşatır. Gençler, sizlerin süfli heveslerinizin olmadığını çok iyi biliyoruz, o şahsın süfli heveslerinden çekiyoruz. 'Aç telefonunu göster' terörüne maruz kaldığınızın, 'Sen hatırlamazsın' diyerek sizlere yalan söylendiğinin farkındayız. Size seçeneksizliği demokrasi diye sundular.
YORUMLAR
Yorum Yap