Korkunç Epstein gerçekleri: Uçağı Türkiye’ye 9 kez gelmiş, çocuk kaçırıldığı şüpheleri var
Dünyayı sarsan Epstein skandalının perde arkasını "Epstein Skandalı; Mossad'ın Küresel Şantajı" kitabının yazarı ve “Hiç Kimsenin Kızı” kitabının çevirmeni Hasan Erel Egeli Gazete TV’de anlattı. Olayların akıllara durgunluk verecek yönlerinin olduğunu vurgulayan Erel, “Yamyamlığı aşan durumlar var. Türkiye’den de çocuk kaçırıldığı yönünde ciddi şüpheler var” dedi.
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
Dünyayı sarsan Epstein skandalının perde arkasını "Epstein Skandalı; Mossad'ın Küresel Şantajı" kitabının yazarı ve “Hiç Kimsenin Kızı” kitabının çevirmeni Hasan Erel Egeli Gazete TV’de anlattı. Olayların akıllara durgunluk verecek yönlerinin olduğunu vurgulayan Erel, “Yamyamlığı aşan durumlar var. Türkiye’den de çocuk kaçırıldığı yönünde ciddi şüpheler var” dedi.
EPSTEİN’İN UÇAĞI TÜRKİYE’YE 9 KERE GELMİŞ
Türkiye’den de insan kaçakçılığı yapıldığı yönünde kanıtlar olduğunu vurgulayan Erel şu bilgileri verdi: “Epstein’in uçağı Türkiye’ye 9 kere gelmiş. Kendisi de 1 kere gelmiş. Türkiye’deki bazı otellerle bağlantısı var. Deprem bölgelerinden çocuk kaçırıldığıyla ilgili ciddi şüpheler var. Boris Wolfman bir adam var mesela. O da İsrailli bir daha doğrusu Yahudi bir organ kaçakçısı, organ ticareti falan yapıyor. O da depremde Sahra Hastanesi kurmuş. Bu 6 Şubat depremlerinde mesela. Sonra tutuklandı adam. Türkiye'de gelmiş adam bayağı 6 yıl falan kaldı. Yaşamış vefotoğrafları var. Böyle Osmanlı Tuğrası'yla falan çekilmiş fotoğrafları var. Adam sonra işte Rusya'da aranıyormuş. Türkiye Rusya'ya iade etti. Türkiye’deki deprem bölgelerinden çocuk kaçırılma olasılığı çok yüksek. Bir de bir otelden bahsediliyor Antalya'da. İşte oraya gittik. İşte görüntüler var, şeyler var. O hamam görüntülerini çeken adam bu Efsane ile ilgili bir Amerikalı birisiydi. O da ölüverdi. O görüntüyü çeken. O kızların hani hamamda. Adam masaja çok meraklı. Bu kızı da öyle değiştiriyor. Masaj yaptıracağım diye. Ondan sonra işte başka yerlere gidiyor. O bazı kızları da gönderiyor orada masaj net. Bu kız mesela bizim kitabın yazarı olan Tayland'a göndermiş bunu masaj öğrensin diye. O Tayland'a gittikten sonra kaçmış. Öyle kurtulmuş. Bazısında hani gönderiyor masaj öğrensin falan.”
EPSTEİN TÜRKİYE’YE MİLYARLARCA DOLAR TRANSFER ETMİŞ
Erel, “Bu arada EPSTEİN 1999-2002 arası Türkiye’ye 200 milyon dolar transfer etmiş. CIA Ajanı Sibel Edmonds’ın yazışmalarında çıktı. 2016-2019 yılları arasında Epstein’in çok ciddi para transferleri var Türkiye’ye. Ciddi para spekülasyonları yapmışlar Türkiye’de. Steve Bannon'la bu işi tezgahlıyorlar. Tabii arkalarında bankacılar var. Mesela JP Morgan'ın CEO'su o pedofil işlere katılmış bir adam. Türikye’deki ekonomik çalkantılarda fırsat kolluyorlar. Çok büyük sermaye desteği var arkalarında. İçeriden bilgiler alıp çok büyük vurgunlar yapıyorlar. Ekonomik finans tetikçiliği operasyonları var” diye konuştu.
DAİLY MİRROR’IN SAHİBİ MAXWVELL EPSTEİN’İN ORTAĞIYDI
Erel şu bilgileri verdi: “Epstein aslında çok önemli birisi değildi. Yani Brooklyn'den bir işte Yahudi kökenli bir üniversiteden terk. Epstein'i 1980'lerde Mossad'a alan adam Robert Maxwell'dir. Robert Maxwell Mossad'ın en ünlü ajanıdır. Aynı zamanda İngiltere'de medya patronudur. Daily Mirror'ın sahibidir. İngiltere'de çok önemli zengin bir medya patronu. Aynı zamanda Kraliyet Ailesi'nden sör unvanı falan da almış birisi. Yahudi kökenli. Bütün gizli servisler kadınları önemli adamların yanına yatağına sokup buradan bilgi alırlar, görüntü alırlar, şantaj yaparlar. Yani Robert Maxwell sadece Mossad’a çalışmıyor. Batı dünyasını yöneten finans kapital var. Yani büyük sermaye sahipleri, bankacılar, Rothschild ailesi mesela. Hatta Jacob Rothschild bir röportajında ‘İsrail'i ailem kurdu’ dedi. Epstein Rothschild'lar arasında bir aracı. Büyük paralarla desteklenmiş çok belli. Robert Maxwell hem böyle iş adamı hem soğuk savaş zamanında Rusya'ya girip çıkan böyle Mossad'ın, Amerika'nın, İngiltere'nin her yerde dolaşabilen bir önemli bir figürü. Onun kızı Gilen Maxwell de Epstein'ın ortağıydı ve bütün o seks trafiği işini örgütleyen, organize eden de oydu asıl. Bu 80'li yıllarda işte bu Epstein bir şekilde bunlarla tanışıyor. Robert Maxwell kızını da yanına verip böyle bir organizasyonu başlatıyor. İşte 3.000.000-5.000.000 belge çıkıyor böyle sürekli. Korkunç bir belge bolluğu var. Bu yazışmaları ve e-mailleri o belgelerde görüyorsunuz. Robert Maxwell şüpheli şekilde yatından düşüp ölüvermişti. O da Epstein yazışmalarında şey diyor.Biraz mali sıkıntıya girmiş. 400 milyon sterlin istemiş Mossad'dan demiş. Bana para vermezseniz anlatırım falan demiş. Sonra birden ölüvermiş.”
EPSTEİN BÜYÜK SERMAYENİN BUZDAĞININ GÖRÜNEN YÜZÜ
Epstein’in başkanların bile üstünde bir güç haline geldiğini vurgulayan Erel, “Aslında güç Epstein değil. O güç aslında finans kapital. Yani dünyayı yöneten büyük para. Para da da genelde Yahudilerin elinde. Aslında bu organizasyon gizli de değil. Şimdi bunlar Davos'ta falan toplanıyorlar. Bilderberg'de toplanıyorlar. Bunlar böyle çok gizli saklı değiller ama herhâlde başka şeyler de var. Yani gizli diyebileceğimiz tabii hani bize söylenen işte burada şunu konuştuk diyen değil ama başka şeyler konuşuluyor. Çünkü şöyle söyleyeyim. Bakın ne zaman çıkıyor? 90'lardan itibaren çıkıyor. Soğuk Savaş ne zaman bitti? 90'larda bitti. Şimdi o Soğuk Savaş'ın bitimi neoliberalizmin yani finans kapitalin giderek sisteme hakim olmasının bir başlangıcı da. Çünkü Soğuk Savaş dönemi devletlerin olduğu bir dönem. Ulus devletlerin olduğu. Fakat neoliberal düzen geldikçe yani şöyle düşün özelleştirmelerle birlikte devlet de yok oldu. Finans kapital hakim olmaya başladı sisteme. Epstein de o hakimiyet döneminin finans kapitalin buzdağının görünen yüzü. Büyük paranın, büyük sermayenin, yani bir buzdağının sadece görünen ucu. İsrail’in tetikçisi. Operasyon adamı. Ama arkasında büyük parasal güç var.
YAMYAMLIĞI BİLE AŞAN DURUMLAR VAR
Bu organizasyonun içinde tecavüzlerin, işkencelerin Satanist bazı ayinlerin, pedofili olaylarının yaşandığını ifad eden Erel şöyle konuştu: “Yamyamlığı bile aşan durumlar var. Hem de çocuklara yönelik. Olayın bir de ezoterik ve mistik boyutu var. Bunlar Evanjelistler ve Siyonistler. Armagedon inancı da var ya hani kıyamet savaşı falan. Şimdi İsrail buna inanıyor. Yani şimdi mesela yani şu İran olayı bile Amerika'nın saldırma durumu bile Epstein'la bağlantılı. O şantajlarla bağlı. İsrail Amerika'da çok güçlü. Yani düşünsenize bütün Amerika'daki siyasetçilerin iş dünyasının işte akademinin medyanın hepsinin dosyasını toplamışlar. Hepsinin videoları var. %99’u Mossad'ın elinde. Yani şimdi o yüzden yani bu sistem buradan patladı. Yani şöyle söyleyeyim. O kadar bir güç kazandılar ki bunlar artık yani dünyayı ateşe atabilecek düzeyde bir şeytani boyuta ulaştılar. Şimdi bu şeytani boyuta bakıyoruz. Epstein'ın mesela banka hesabının adı ‘Baal’ diye yazmış. ‘Baal’ ne? Baal o meşhur boynuzlu şeytan, çocukların işte kurban edildiği tanrısı Babil. Avrupa'da kraliyet aileleri Rothschild'ler falan kökenlerinin işte eski Yunan'dan önce Mısır, Mısır'dan önce Babil'e dayandığını söyleyecek bir soyluluk iddiasındalar. Şimdi bu demek ki böyle şeytani ritüeller de var. Bunlar yani şu anda ispatlanmış değil ama çok ciddi tanıklıklar var, ifadeler var. E-postalarda her yerde geçiyor. Maillerde ya da tanıklıklarda "Jerky" diyor. Jerky yani dana eti gibi bir şey aslında. Hani biftek gibi düşünün. Hani "Argo jerky" diye bir ifade kullanıyor. "Odada yürüyordu" diyor. Şimdi odada yürür mü biftek? Yani oradan hani bir takım şeyler var. Böyle işte Woody Allen'la yazışıyorlar. "Kalbini yedin mi?, "Kemiklerini de yedin mi?" falan gibi şeyler var. Şimdi bu insan normalde hani sıradan bir şey böyle yazışmaz. Yani Ne bileyim işte Güçlü kanıtlar var bu O televizyoncu kadın var, milyarder. Onun şimdi yamyam olduğu çıkıyor ortalara. Her yerden ifadeler çıkıyor. Çocuk, eski çocuk yıldızlar falan. İşte bir sürü tanıklıklar da başladı çıkmaya. Yakında bir belgesel yayınlanacak. Onu söyleyeyim mesela bu Ellen DeGeneres. Kaçtı bu arada Amerika'dan kadın. Fritz Keller var, Hayat Oteller'in sahibi. Onunla işte bir sürü sapıklıkları var. O kaçtı. Ama kim kaldı? duruyor. Bizim Amerikan Büyükelçisi var ya bizim Tom Barak duruyor. Onun adı da geçiyor. Çocukla fotoğrafını, kızla fotoğrafını gönder diyor yazışması var. Ya bu ne demek? Bir sürü geçiyor adı. Prens Andrew İngiltere’de tutuklandı gözaltına alındı da Amerika'da hiç tutuklanma yok. Hatta Gilan Maxwell geçen kongreye ifade verdi. Geçen pazartesi galiba hapishanede. Bir tek o var zaten tutuklu. Yani mahkum daha doğrusu. Şimdi koydular o ifade veren kadının suratıyla İlan Maxwell'i koydular. Yani belki Epstein de kaçırıldı. Hani öldü möldü, öldürüldü, intihar etti deniyor da. 8 ay önce buna bir bilgi gelmiş. Yani seni kaçıracağız gibisinden bir bilgi var. Sonra işte İsrail'de fotoğraflar çıkıyor.”
Şimdi benim Kırmızı Kedi yayınlarından çıkan en son çevirisini yaptığım “Hiç Kimsenin Kızı” diye bir kitap var” diyen Erel şu bilgileri verdi: “Bu kitabın yazarı Virginia Woolf, Prens Andrew'u ilk ortaya çıkaran isimdi. O da öldü bu arada. İntihar etti. Yani kitap çıkmadan 2 ay önce Avustralya'daki çiftlik evinde asılı buldular. İntihar dendi. Olabilir, olmayabilir. Orada ilk resimle çıkıyor o Andrew'la bu kızın daha küçük o zaman işte 16 yaşında falan. Tek çekimlik o eski Kodak makineler vardı. Hani filmini alıp makineye atıyordun. Öyle makine almış. Öyle sağı sol çekerken o davette Epstein ve Andrew’u çekmiş. O fotoğrafla İngiliz gazeteleri çok sever hani kraliyet ailelerinin skandallarını. Oradan patladı iş. Andrew'un başını yakan aslında bu İşte kitabın merhum yazarı Virginia oldu.”
YORUMLAR
Yorum Yap