Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Öziçier uyardı: Körfez fokurduyor, mutlaka incelenmeli

Urla’da dün meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki depremden sonra Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer’den İzmir Körfezi için ciddi uyarı geldi. Öziçier, “Son 3 yılda İzmir’de meydana gelen 5.0 ve üstü büyüklükteki depremlere dikkat edersek tümü İzmir Körfezi’nde ve Ege Denizi’nde meydana gelmiştir. Bu bize çok güzel bir uyarıda bulunuyor. O da İzmir Körfezi’nin fokurdadığıdır. “gel beni incele” gel beni araştır” yoksa sizin başınıza bela olacağım diyor.Başta MTA ve DEÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü olmak üzere birçok araştırmacı tarafından yapılan çalışmalar sonucunda İzmir Kent Merkezi ve çevresinde karada belirlenen diri fayların dışında İzmir Körfezi’nin içinde, Gülbahçe Körfezi’nde ve Foça açıklarında yapılan jeofizik çalışmalarla, deniz tabanında izleri gözlenen ve gömülü birçok faydan oluşan 4 diri fay zonunun belirlendiğini söyleyebiliriz” dedi.

  • | Son Güncelleme:
  • | Egeli Gazete
Player yükleniyor...
Birinci Derece Deprem Kuşağı içinde yer alan İzmir’de dün Urla’da meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki deprem dikkatleri bir kez daha bu konuya çekti. Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer, özellikle İzmir Körfezi ile ilgili ciddi uyarılarda bulunarak, “Körfez adeta fokurduyor, 4 diri fay zonu var. Mutlaka incelenmeli” dedi. Son 3 yılda İzmir’de meydana gelen 5.0 ve üstü büyüklükteki depremlere dikkat edersek tümü İzmir Körfezi’nde ve Ege Denizi’nde meydana geldiğini hatırlatan Öziçer şöyle konuştu: “Bu bize çok güzel bir uyarıda bulunuyor. O da İzmir Körfezi’nin fokurdadığıdır. ‘gel beni incele’ gel beni araştır” yoksa sizin başınıza bela olacağım diyor. Başta MTA ve DEÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü olmak üzere birçok araştırmacı tarafından yapılan çalışmalar sonucunda İzmir Kent Merkezi ve çevresinde karada belirlenen diri fayların dışında İzmir Körfezi’nin içinde, Gülbahçe Körfezi’nde ve Foça açıklarında yapılan jeofizik çalışmalarla, deniz tabanında izleri gözlenen ve gömülü birçok faydan oluşan 4 diri fay zonunun belirlendiğini söyleyebiliriz. Aynı sismik çalışmalar kapsamında deniz tabanında gaz çıkışlarının konumları belirlenmiş ve bu noktaların özellikle fayların hareketliliğinin izlenmesi açısından büyük önem taşıdığı ve ilerleyen dönemde mutlaka deniz tabanına yerleştirilecek cihazlar ile oluşturulacak olan sürekli izleme istasyonları ile takip edilmesi gerekmektedir.” Halen hiç çalışılmayan alan var Ayrıca Uzun Ada’nın hemen doğusunda bulunan ve İzmir Fayı ile Uzun Ada Fayı’nın arasında kalan bir alanın halen çalışılmadığı ve mutlaka incelenmesi gerektiğini vurgulayan Öziçier, “ Başta sonar ve sismik yansıma olmak üzere yapılacak deniz jeofiziği çalışmaları yardımıyla yüzeyaltındaki gömülü fay hatlarının ve zemin özelliklerinin santimetre mertebesinde hassasiyetle belirlenebildiği Şubemizce ifade edilmektedir. İşte bu riskler ve bu riskleri aza indirecek çözüm yöntemleri var iken İzmir için planlanan tüm yapısal projelerde bu çalışmaların uygulanması olmazsa olmazımız durumundadır. Hepimiz İzmirin gelişmesini istiyor ve bu konuda projeler üretiyoruz. Ancak İzmir’in en büyük gerçeği Deprem kenti olması ve bu gerçekle yaşamayı bilmemiz gerektiğidir. Bundan dolayı İzmir için yapılacak tüm yatırımlarda mühendislik yapılarının güvenliği için bunların gerek karada gerekse denizde uygun Jeofizik yöntemlerle incelenip ona göre projelerin üretilmesi olmalıdır” dedi.   İzmir’in riskleri de İstanbul’dan az değil Birçok kişinin İstanbul depreminden bahsettiğini ancak İzmir’de meydana gelebilecek yaklaşık 6.5 büyüklüğünde bir depremin daha ciddi sıkıntılara neden olacağını hatırlatan Öziçer şu bilgileri verdi: “Belki İzmir’in tektonik yapısından kaynaklı bir İstanbul depremi kadar büyük bir deprem beklenilmiyor ancak risklerimiz fazla. Yapılaşmanın en fazla olduğu zemin çok kötü, yapılarımız yaşlı, üstüne de kaçak yapılaşma da artınca riskler artmaktadır. Sayıştay verilerine göre İzmir’de yapıların %65’i kaçak yapıdır. Çevre Şehircilik Bakanının tespitine göre İzmir’de yapıların %60’ı risklidir. Yani mühendislik hizmeti almamış on binlerce bina var demektir. İnsanlarımız çocuğuna, akrabasına, sevdiklerine kira ödememeleri için ev sahibi olsunlar diye hiçbir mühendislik hizmeti almamış yapı yaptıklarını sanırlarken esasında onlara tabut inşa ettiklerinin farkında değillerdir.”  

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz