İZSU’da taşeron tepkisi: Belediye-İş’ten Genel Kurul öncesi meclis önünde eylem eylem
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZSU’da yeni hizmet alımı hazırlığı, Belediye-İş Sendikası’nın tepkisine neden oldu. Sendika, İZSU Genel Kurulu öncesinde Basmane’den Kültürpark’a yürüyerek taşeronlaşmaya karşı eylem yaptı.
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
CEMRE YUVARLAK/EGELİ GAZETE- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZSU’da atıksu arıtma tesisleri, terfi istasyonları, su ve kanal arıza işlerine yönelik yeni hizmet alımı hazırlığı, Belediye-İş Sendikası tarafından “taşeronlaşma” olarak değerlendirildi. Belediye-İş Sendikası, İZSU Genel Kurulu öncesinde Basmane alanından Kültürpark 2 No’lu Hol’e kadar yürüyüş düzenledi.
Eylemde “Faşizme karşı omuz omuza”, “İş ekmek yoksa barış da yok”, “Direne direne kazanacağız”, “Hak, hukuk, adalet” sloganları atıldı.
“Taşeronlaşma köleliktir”
Belediye-İş Sendikası 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay, Kültürpark 2 No’lu Hol’de yapılacak İZSU Genel Kurulu öncesinde meclis kapısı önünde basın açıklaması yaptı. İZSU’da yürütülen hizmet alımı hazırlığına tepki gösteren Atalay, taşeron sisteminin emekçiler açısından güvencesizlik anlamına geldiğini belirtti.
Atalay, “İZSU’da 24 arıtma ile ilgili çalışma başlatıldı. Çiğli’de 4 faz yapıldı. Sıkıntılar çözüldü. Sadece işletmesini devrettiler. Tüm personeli aldılar yerine şirket 112 tane arkadaş çalıştırılıyor. Taşeronlaşma köleliktir. Yanlış bir iştir. Yönetmiyorsanız ayrı bir şey. Bu iş doğru değil. Bunları söylüyoruz işlerine geliyor. Tekrardan işi yapan bizim arkadaşlarımız. Hepimizi işten at yeter, biz sadece işimizi yapmak istiyoruz, ekmeğimizin peşindeyiz. Çalışmayan arkadaşlar yoktur, çalışmayan yönetici vardır. 368 işçi arkadaşımız atıldı. İlk zamanda 180 arkadaş atıldı. Dünya kadar taşeron var, nasıl işçi fazlalığı… Çalışan işçi sahada çalışır, sendika karışmaz bu işlere. Çalışmayan işçimin arkasında ben durmam, hayatta durmam. Toplu sözleşme sürecine girdik, sıkıntıdayız. Taşeronu buraya sokarsak bizi ekmeğimizden ederseniz. Taşerona karşıyız, köleliğe karşıyız. 26 senedir iktidarın yaptığı ayrı, onları da görüyoruz. Siz de demokrasinin kalesi dediğiniz yerden taşeronlaşmanın önünü açarsanız biz ne yaparız, bizim alanlardan başka yerimiz yok” dedi.
“Bu ne taşeron sevdası?”
İZSU’nun kendi araç ve ekipmanlarının kullanılmadığını, buna karşın müteahhit firmalardan makine kiralandığını savunan Atalay, uygulamanın çelişkili olduğunu ifade etti.
Atalay, “Bu ne çelişki, bu ne taşeron sevdası. Biri anlatsın, bizim makinelerimiz mi yatıyor? Ama burada müteahhit firmadan makine kiralıyoruz. Çoğu arkadaş biliyor. Defalarca söyledim, durumu anlattım, yok. Bizim tek çaremiz alana çıkmak, çıkarız hiç sorun değil, çıkmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Belediye öz kaynaklarına sahip çıkıyoruz”
Basın açıklamasında, eylemin yalnızca işçilerin hak arayışı olmadığı, aynı zamanda belediye kaynaklarının korunması amacı taşıdığı vurgulandı. Açıklamada, “Bugün burada sadece bir hak arayışı için değil, İzmir’in geleceğine, çocuklarımızın emaneti olan belediye öz kaynaklarına ve emeğin onuruna sahip çıkmak için toplandık” denildi.
İZSU Genel Müdürlüğü’nün bazı hizmetleri parça parça ihalelerle taşeron firmalara devretmeye çalıştığı ileri sürülen açıklamada, “Bu devir gerçekleşirse, 400’ün üzerinde emekçi arkadaşımızın çalıştığı işyerleri müteahhitlerin insafına terk edilecek. Biz bu kölelik düzenini kabul etmiyoruz” ifadeleri yer aldı.
“Taşeron demek emek sömürüsü demektir”
Sendika açıklamasında taşeron sisteminin çalışma yaşamında güvencesizlik yarattığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Taşeronlaştırma, çalışma ilişkilerini güvensizleştiren, kuralsız ve denetimsiz işçi çalıştırmanın önünü açan bir sistemdir. Taşeron demek; kamu kaynaklarının halka değil, bir avuç sermayeye peşkeş çekilmesidir. Taşeron demek; emek sömürüsü, düşük ücret ve emeğin değersizleştirilmesi demektir.”
Açıklamada, 2011 ve 2018 yıllarında taşeron işçilerin belediye şirketlerine aktarılmasıyla elde edilen haklara dikkat çekilerek, “Yıllarca verilen mücadelelerle kazanılan bu hakları, bugün hangi akılla geriye götürmeye çalışıyorsunuz?” denildi.
İZSU yönetimine sorular yöneltildi
Belediye-İş, İZSU yönetimine “Bu hukuksuz ve vicdansız uygulamadan derhal vazgeçin” çağrısı yaptı. Açıklamada, çalışma barışının bozulmaması gerektiği vurgulanarak şu sorular yöneltildi:
“Daha dün, 2024 yılının Mayıs ayında ‘istihdam fazlası var’ diyerek yüzlerce işçiyi kapı önüne koymadınız mı?
Madem işçi fazlaydı, bugün neden en kritik işleri taşeron eliyle yürütmeye çalışıyorsunuz?
Son iki yılda 400’den fazla işçi emekli oldu; neden yerlerine yeni alım yapmıyorsunuz?
İZSU’nun kendi makineleri, vidanjörleri, kanal araçları neden şantiyelerde çürümeye bırakılıyor?
Neden müteahhit firmalardan kiralama yoluna gidiliyor?”
Sendika, yaşanan süreci “planlı tasfiye girişimi” olarak nitelendirerek, “Biz emekçiler bu planın figüranı olmayacağız” açıklamasında bulundu.
CHP’ye çağrı: Söylemle eylem arasındaki fark kapanmalı
Belediye-İş Sendikası açıklamasında Cumhuriyet Halk Partisi’ne de çağrı yapıldı. CHP’nin geçmişte taşeron düzenine karşı mücadele ettiği hatırlatılarak, sosyal demokrat belediyecilik anlayışının taşeronlaşmaya karşı durması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, “Cumhuriyet Halk Partisi, yıllarca taşeron düzenine karşı en ön safta mücadele etti. Sayın Genel Başkanınızın en önemli vaadi taşeronluğu kaldırmaktı. Otoyolların devredilmesine karşı gösterilen o dik duruşu, bugün İZSU’nun arıtma tesisleri için de bekliyoruz! Sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışında, söylemle eylem arasındaki fark burada kapanmalıdır” denildi.
YORUMLAR
Yorum Yap