1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. İzmir'in sorunlarını sanayiciler açıkladı: Öncelik ulaşım

İzmir'in sorunlarını sanayiciler açıkladı: Öncelik ulaşım

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından bu yıl sekizinci kez gerçekleştirilen “Türkiye Ekonomisine İlişkin Üye Beklenti Anketi”nin sonuçları açıklandı. Ankete katılan sanayici ve iş insanları 2026 yılında ekonomideki en büyük tehlikeyi “jeopolitik riskler” olarak görürken, iş insanlarının yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 26.4, dolar kuru beklentisi ise 53.05 oldu. Ankete katılan ESİAD üyeleri, “İzmir’de öncelik verilmesi gereken yatırımlar” başlığının ilk sırasına üçüncü kez “Şehir içi ulaşımı” yerleştirdi. 2. Çevreyolu da listenin ikinci sırasında yer aldı.

  • | Son Güncelleme:
  • | Egeli Gazete

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından bu yıl sekizinci kez gerçekleştirilen
“Türkiye Ekonomisine İlişkin Üye Beklenti Anketi”nin sonuçları açıklandı. Ankete katılan
sanayici ve iş insanları 2026 yılında ekonomideki en büyük tehlikeyi “jeopolitik riskler” olarak
görürken, iş insanlarının yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 26.4, dolar kuru beklentisi ise 53.05
oldu. Ankete katılan ESİAD üyeleri, “İzmir’de öncelik verilmesi gereken yatırımlar” başlığının ilk
sırasına üçüncü kez “Şehir içi ulaşımı” yerleştirdi. 2. Çevreyolu da listenin ikinci sırasında yer aldı.
ESİAD Ekonomi Gözlem Grubu’nun katkılarıyla hazırlanan “Türkiye Ekonomisine İlişkin
Değerlendirmeler ve 2026 yılı Üye Beklenti Anketi Sonuçları” dernek merkezinde düzenlenen
toplantıda açıklandı. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, Türkiye
Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Direktörü ve Başekonomisti Dr. Burcu Ünüvar’ın konuk
konuşmacı olduğu toplantıda ESİAD Ekonomi Gözlem Grubu Başkanı Muhittin Bilget de 2026
yılında Türkiye ve dünya ekonomisine ilişkin bir sunum yaptı.


AB TARAFINDA ALARM ZİLLERİ
Toplantının açılışında konuşan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, küresel ticaretin
yeniden şekillendiği bir dönemde Türk sanayisinin karşı karşıya olduğu stratejik tehditlere dikkat
çekti. Avrupa Birliği’nin Hindistan ve Mercosur ile imzaladığı ticaret anlaşmaları ile “Made in
Europe” hamlesinin yaratacağı baskıya işaret eden Zorlu, şöyle devam etti:
“Yaşanan küresel karmaşanın ortasında, Türk sanayicisini belki de en çok tehdit eden gelişmeler,
ihracatımızın yüzde 42.8’ini gerçekleştirdiğimiz AB tarafında yaşanıyor. Gümrük Birliğinin zaten
Türk ekonomisinin ihtiyaçlarına cevap vermekten giderek uzaklaştığı bir dönemde; Avrupa Birliği
farklı coğrafyalarda stratejik ortaklıklar kuruyor. 27 Ocak tarihinde imzalanan AB-Hindistan
Serbest Ticaret Anlaşması, bizim için stratejik bir alarm zili oldu. AB’nin Hindistan ile el sıkışması,
Türk sanayisinin yıllardır Gümrük Birliği sayesinde elde ettiği kazanımların ciddi bir erozyona
uğraması demektir. Pek çok sektörde Hindistan’ın düşük maliyetli ama yüksek teknolojili
üretimiyle Avrupa pazarında doğrudan çarpışacağımız bir döneme giriyoruz. 17 Ocak 2026'da
imzalanan AB-Mercosur Anlaşması ile Latin Amerika bloku da Avrupa pazarına çok daha
avantajlı hale gelmeye başlayacak. Buna ek olarak, Avrupa Birliği’nin kendi sanayisini korumak
amacıyla hazırladığı "Made in Europe" hamlesi de Türkiye için kritik önemde. Bu kaotik düzenin
içinde yükselen tek bir mutlak güç var: Teknoloji. Sanayimizi yapay zekayla dönüştürmek ve bu

sistemleri besleyecek yenilenebilir enerji altyapısını kurmak, rekabet gücümüz bakımından hayati
önemde.”


264 DIŞ TEMSİLCİLİĞİMİZ VAR
Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu da, Türkiye’nin küresel ölçekte
izlediği aktif ve çok boyutlu dış politika stratejisini paylaştı. Türkiye’nin jeopolitik konjonktürdeki
kritik rolüne ve dünyanın en geniş temsil ağlarından birine sahip olduğuna dikkat çeken
Kebapçıoğlu, dış politikanın temel felsefesi ve hedeflerini şu sözlerle anlattı:
“Ülkemizin dış politikası, cumhuriyetimizin kurucu felsefesini oluşturan Ulu Önder Mustafa
Kemal Atatürk'ün ‘yurtta barış, dünyada barış’ temel ilkesi doğrultusunda yürütülmektedir. Dış
politika stratejimizi şekillendiren temel hedefleri dört başlık altında sıralayabiliriz. Bunlar
bölgemizde barış ve güvenliğin temin edilmesi, dış ilişkilerimizin kurumsal zeminin
güçlendirilmesi, bölgesel refah ortamının geliştirilmesi ve küresel hedeflerimizin ilerletilmesidir. Şu
anda dünyanın üçüncü en geniş temsil alanına sahip ülkeyiz. 264 dış temsilciliğimizle dünyanın
hemen her yerinde diplomatik ayak izine sahibiz. 264 misyonumuzun her zaman iş dünyamızın
yanında olduğunu, olacağını da bilmenizi isterim. Yurt dışına çıktığınız zaman bizleri ziyaret edin;
elimizden gelen her türlü katkıyı sağlamaya her zaman hazırız.”


DURMAYIN, KOŞUN
TSKB Direktörü ve Başekonomisti Dr. Burcu Ünüvar ise küresel ticaretin ve ekonomik
dengelerin kökten değiştiği bir "yeni dünya" düzenine girildiğini belirterek iş dünyasına kritik
uyarılarda bulundu. Özellikle Çin’in iç tüketimindeki daralmayı "kriz ihracı" yoluyla dış pazarlara,
en başta da Avrupa’ya yansıttığına dikkat çeken Ünüvar, Türkiye’nin Avrupa pazarında sadece bir
yıl içinde 45 kalemde pazar payı kaybettiğini vurguladı. Bu sert rekabet ortamında geleneksel
yöntemlerin yetersiz kalacağını ifade eden Ünüvar, “Rekabetçiliği, asgari ücreti baskılayarak
kazanamayız. Kurla kazanamayız. 2026'nın sözcüğü bizce eşleşme. Bu karar, bu yatırım, bu fikir,
bu insan profili değişen dünya ile uyumlu mu? Beklersek geçer diyebileceğimiz bir belirsizlik değil
bu; yeni bir dünya kuruluyor, durmayın, koşun” dedi. Teknolojik ve yeşil dönüşümün finansman
ve enerji ihtiyacını beraberinde getirdiğini hatırlatan Ünüvar, yatırımcılara da geleneksel araçların
ötesine geçme çağrısı yaparak; “Dönüşümün varlıkları getiride tahtı bırakmayacak. Yapay zeka
demek hem para hem enerji demek. Önümüzdeki dönemde bir nakit çok önemli olacak, iki iyi
fikir çok önemli olacak. Kar satışı yapmayı, parayı cebinize koymayı da unutmayın” ifadelerini
kullandı.

AYAKLAR FRENDE

ESİAD’ın düzenlediği “Üye Beklenti Anketi”nin sonuçlarını paylaşan Ekonomi Gözlem Grubu
Başkanı Muhittin Bilget, 2026 yılına dair beklentilerin oldukça temkinli olduğunu ifade etti.
Anketin, sanayicide henüz bir iyimserliğe işaret etmediğini belirten Bilget, “Hala optimizme,
iyimserliğe çok dönüş yok. En azından 2026'nın ilk yarısı için ayaklar frende”diye konuştu. Sipariş
ve kapasite kullanımı gibi temel göstergelerin durağanlığını koruduğunu dile getiren Bilget,
“Siparişler bizim halk deyimiyle idare modunda. Hakim fikir değişen bir şey olmayacak diyor.
Mevcut jeopolitik riskler, ekonomik şartlar vesaire hepsiyle beraber yatırım konusunda çok iç açıcı
bir tablo yok; farklı bir şey de beklemiyorduk” dedi. Çin’in devlet destekli üretim gücü karşısında
sadece maliyetleri düşürerek rekabet etmenin imkansız hale geldiğine dikkat çeken Bilget, iş
dünyasına şu kritik uyarıda bulundu: “Sadece düşük işçilik maliyetleriyle rekabet edemezsiniz. Artı
üzerine açık konuşalım; otokratik kapitalizm var, gereken sübvansiyonlar, destekler de veriliyor.
Bu güçle sadece maliyet düşürerek başa çıkamazsınız.”


KUTU…KUTU….


EN BÜYÜK SORUN JEOPOLİTİK RİSKLER
ESİAD’ın 8 yıldır gerçekleştirdiği Türkiye Ekonomisine İlişkin Üye Beklenti Anketi’nden çarpıcı
sonuçlar çıktı. ESİAD üyeleri önümüzdeki dönemde iş dünyasını bekleyen en büyük riskin
“jeopolitik riskler” olduğunu belirtirken, bu alandaki sıralama “yüksek borçluluk, yüksek faiz,
finansmana erişim, öngörülebilirlik, sosyal kutuplaşma ve gelir eşitsizliği” şeklinde devam etti.
Ankete katılanlar, öncelik verilmesi gereken konuları ise “Hukukun üstünlüğü, ekonomik istikrar,
öngörülebilirlik ve finansmana erişim” olarak sıraladı. Ankete göre, iş dünyasının yatırım kararını
etkileyen en önemli konunun “maliyetlerdeki artış ve bunun piyasaya yansımaması” olduğu
görüldü. “Finansmana erişim, teşvikler, kurlardaki belirsizlik ve vergi sistemi” de yatırım kararını
etkileyen diğer unsurlar oldu.


ENFLASYON TAHMİNİ: YÜZDE 26.4
Anket katılımcılarının 2026 yılı enflasyon beklentisi ise TÜFE’de yüzde 26.4, ÜFE’de yüzde 26.2
şeklinde gerçekleşti. Katılımcıların 2026 yılı sonundaki dolar kuru beklentisi 53.05 TL olurken,
euronun da 2026 yılı sonunda 61.97’’e yükseleceği tahmin edildi. İş dünyasının 2026 yılında kısa
vadeli TL kredi faiz beklentisi yüzde 34.75’i buldu. İşsizlik oranını yüzde 10.5 bekleyen ESİAD
üyelerinin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) tahmini de yüzde 3.6 oldu.

İZMİR’DE ÖNCELİK ULAŞIM OLMALI

ESİAD üyeleri, “İzmir’de öncelik verilmesi gereken en önemli yatırım nedir” sorusuna son iki
yılda olduğu gibi bu yıl da “Şehir içi ulaşım” yanıtını verdi. Öncelik verilmesi istenen yatırımlarda
ikinci sırayı “2. Çevreyolu” aldı. Bu alandaki sıralama, “Kentsel dönüşüm projeleri, su geri
kazanımı ve atık yönetim tesisleri, İzmir Körfezinin temizlenmesi ve rehabilitasyonu, tarımsal
dönüşüm, metro/raylı sistem ağı genişletilmesi, İzmir Körfez Geçiş Projesi, Ankara-İzmir hızlı
tren projesi, limanların geliştirilmesi/kapasite artırımı” şeklinde gerçekleşti. Ankete katılanlara
göre 2026 yılında İzmir’de yatırım potansiyeli bulunan sektörler sırasıyla “Enerji, turizm, sağlık,
inşaat ve gayrimenkul, gıda ve tarım, yapay zeka ve ileri teknolojiler” oldu.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz