İzmir’e 300 milyon liralık Hobyarlı Ahmet Paşa Vakfı piyangosu: İlk proje Bornova’ya huzurevi
Merkezi İzmir’e taşınan 300 milyon liranın üzerinde bilinen mal varlığına sahip Hobyarlı Ahmet Paşa Vakfı’nın ilk icraatı 15 gün sonra temeli atılacak Bornova’ya 80 kişilik huzurevi oldu. Ahmet Paşa’nın 7’inci kuşaktan torunu olan Necip Özbey Vakfın başkanlığını üstlenerek merkezi de İzmir’e taşıdı.
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
EFSUN ERBALABAN YILMAZ/ EGELİ GAZETE-Osmanlı İmparatorluğu’nda 1740 yılında Sadrazam olan Hobyarlı Ahmet Paşa aynı yıl kendi adıyla bir Vakıf kurdu. Günümüze kadar ulaşan Vakıf şu an 300 milyon liranın üzerinde bir mal varlığına sahip olsa da, önceden var olduğu bilinen gayrimenkuller tespit edilip Vakıf bünyesine kazandırıldıkça bu değerin üç-dört kat artması bekleniyor. Merkezi İzmir’e taşınan Hobyarlı Ahmet Paşa Vakfı kentte büyük önemli yatırımlara başladı. İlk icraat 15 gün sonra temeli atılacak Bornova Anadolu Lisesi arkasındaki arazide 80 kişilik huzurevi oldu.
SAYMAKLA BİTMEYEN MAL VARLIĞI
Hobyarlı Ahmet Paşa Vakfı’nın mal varlığı saymakla bitmiyor. An itibariyle Aliağa’daki NEMPORT Limanı Sahili’ndeki 15 dönüm arazi, Turgutlu’da 18 katlı 3 blokta yer alan daireler, Manisa’nın girişinde, zemin katta Babadan Restoranın da yer aldığı 2 bloktan oluşan Hobyarlı Ahmet Paşa Sitesi, Konak Kemeraltı’nda Keten Han Avlusu vakfa ait.
Ancak eldeki belgelerden; bir kısmı PETKİM’in arazisi içinde kalan yaklaşık 400 dönüm büyüklüğünde Paşalar Çiftliği, İstanbul’da HOBYAR Mahallesinde iki müstakil ev, şu an otopark olarak kullanılan bir arsa, Fatih Semtinde koruma altında tarihi bir Konak, Çırağan Sarayı yanında daha önce Ahmet Paşa’nın yalısı olan ve şu ana otopark olarak kullanılan deniz kıyısındaki arsa, Denizli-Sarayköy, Manisa-Sart ve Kayseri Merkez’de arsa ve taşınmazlar ile Sadrazam Ahmet Paşanın kabrinin bulunduğu Suriye’nin Halep şehrinde de Vakfa ait “Ahmet Paşa Çarşısı” olduğu biliniyor. Vakıf Yönetimi bunları geri kazanmak için yoğun bir hukuk mücadelesi başlatmış durumda.
(Hobyarlı Ahmet Paşa Vakfı Başkanı Necip Özbey)
AHMET PAŞA’NIN 7’İNCİ KUŞAKTAN TORUNU İZMİR’DE VAKFIN BAŞINDA
Hobyarlı Ahmet Paşa Vakfına dönemin yönetimince2015 yıllarında yapılan bazı usulsüzlüklerden dolayı el kondu ve kayyum atandı. Açılan davalar sonucu 2023 yılı Mart ayında Vakıf, Hobyarlı Ahmet Paşa’nın 7’inci kuşaktan torunu Necip Özbey’e teslim edildi. İzmir’de yaşayan Özbey Vakfın Başkanlığını da üstlenerek yeniden hayır çalışmalarına başladı.
İLK İCRAAT BORNOVA’YA HUZUREVİ
Ahmet Paşa’nın Vakfı; eğitim, sosyal yaşam ve sağlık alanındaki hayır işler için kurduğunu vurgulayan Necip Özbey, “Biz de bu hayır işlerine başta İzmir ve Manisa olmak üzere tüm Türkiye’de devam edeceğiz. İlk projemiz İzmir’de Bornova Anadolu Lisesi arkasındaki 3 dönümlük arazide yapacağımız Huzurevi olacak. 80 kişilik olacak huzurevi bizim pilot projemiz olacak. Projesi bitti, jeoloji raporu alındı. Önümüzdeki ayın başında temeli atılacak. Bu huzurevi aynı zamanda bir bakımevi de olacak. En az yüzde 50 oranında engelli olan yaş almış büyüklerin de burada kalması planlanıyor. Bu projenin hemen ardında 200 odalı bir projeyi daha hayata geçireceğiz” dedi. Necip Özbey, Vakfın 300 Milyon liralık bilinen mal varlığından daha fazlasının Hukuki süreçleri tamamlandıkça geri kazanmaya başlayacaklarını vurguladı.
HOBYARLI AHMET PAŞA KİMDİR
Foça doğumludur. Babasının adı Ca'fer Ağa'dır. İlk görevi olarak Cidde valisi olan amcası "Alâiyeli Hacı Ebûbekir Paşa"'nın kethüdalığını yapması idi. Ardından kapıcıbaşı, kapılar kethüdası ve çavuşbaşı olarak görevler yaptı. Aralık 1737'de sedaret kethüdası oldu. 14 Mart 1738'de vezirlik verilerek sedaret kaymakamlığı görevinde bulundu. Ekim 1737'de Aydın mutasarrifi yapıldı. Mart 1739'da İstanbul'a gelip rikap-ı humayun kaymakamı oldu. Ardından Kasım 1739'da nişancı görevine getirildi.
22 Haziran 1740'ta Sultan I. Mahmut'un kendine yanlış haber verdiği için Sadrazam Hacı İvaz Mehmet Paşa'yi görevinden azledilmesi üzerine sadrazamlığa getirildi. Bir yıl 9 ay süren sadrazamlığı sırasında daha çok dışişleri ile ilgili olaylar oldu. Ağustos ayından itibaren beş hafta boyunca elçilere birbiri arkasından şölen düzenlendi. 26 Aralık'ta Sadrazamn Ramazan Bayramı nedeniyle Paşakapısı'nda padişaha çok tantanalı bir ziyafet verdi. Divan-ı Hümayın baştercümanı İskerletzade Aleksandr Efendi ile yabancı elçilerin arasında gizli ilşkiler olduğu öğrenilip bu kişi idam edildı ve reisülkitab Kastamonu'ya sürgün edildi. Mart 1741'de gelen Nadir Şah elçisi gayet güzel hediyeler getirmekle beraber verilen ziyafette ve sonradan muzakerelerde ilişkilerin barış içinde düzeltilmesinin imkânsız ortaya çıktı. Gelen İran hediyeleri arasında bulunan filler Boğaz üzerinden İstanbul'a büyük sorunlar yaşanarak geçirilebildi. İran'ın istediği Caferilik'in "beşinci mezhep" olarak kabul edilmesi ve bunun Kabbe'de yansıtılması büyük tartışmalar yarattı ve İran'a gönderilen bir ulema heyeti de başarılı olamadı. Yeni olarak İran tahtını eline geçiren Nadir Şah "Bu mezhep kabul olmadan barış olmaz" yanıtı ile isteklerinde ısrar etti. Sultan önünde bu konu üzerinde uzun görüşmeler yapıldı. Sadrazam'ın bu çeşit konulara pek az bilgisi ve anlayışı olduğu ortaya çıktı. Sadrazam'ın diğer şahsi zayıflıkları da söylentilere konu oldu. 21 Nisan 1742'de Șehla Ahmet Paşa sadrazamlıktan azledildi ve daha bilgili ve çok daha dürüst olan Hekimoğlu Ali Paşa sadrazamlığa getirildi.
Şehla Ahmet Paşa'nın devlet işlerine doğru dürüst bakmayıp şahsi çıkarlarını düşünmesi nedeniyle azledilmesiyle mallarının devletçe müsadere edilip kendinin de idam edilmesi beklenmekteydi. Fakat yeni sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa'nın gayet affedici tutum ve davranışıyla Şehal Ahmnet Paşa Rodos'a sürgüne gönderildi.
1743'te affedildi ve Rakka valisi yapıldı. Sonra azledilip aynı sene Sayda valisi Şubat 1744'te ise Kars seraskeri oldu. Bu görevi sırasında 29 Temmuz-9 Ekim 1744 tarihlerinde Kars'ı üçüncü kez kuşatan Nadir Şah komutasındaki İran ordusuna karşı parlak bir zafer kazandı.[4][5][6]
Sonra sırasıyla 1744 Aralık'ta Halep valisi; Nisan 1745'te Anadolu Valisi; aynı yıl ikinci kez Kars seraskeri; Aralık'ta ikinci kez Halep valisi, Kasım'da Kandiye valisi, ardından üçüncü kez Halep valisi; Haziran 1747'de Diyarbakır valisi ve aynı yıl Aralık'ta Bağdat valisi oldu. Bu valilikten 1748'de istifa etti. Ama çok geçmeden İçel mutasarrifi; 12 Eylül 1748'de Mısır valisi; Nisan 1750'de Adana valisi; Temmuz 1752'de dördüncü kez Halep valisi görevlerine getirildi.
Şubat 1753'te Halep valisi görevinde iken Halep'te ölmüştür.
YORUMLAR
Yorum Yap