1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. İZBETON davasında bugün ikinci duruşma: Tutuksuz sanıkların ifadeleri alınıyor

İZBETON davasında bugün ikinci duruşma: Tutuksuz sanıkların ifadeleri alınıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’a yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında "ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasıyla haklarında dava açılan 11’i tutuklu, toplam 65 sanık bugün ikinci kez Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki mahkeme salonunda hakim karşısına çıkıyor.

  • | Son Güncelleme:
  • | Egeli Gazete

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’a yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında "ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasıyla haklarında dava açılan 11’i tutuklu, toplam 65 sanık bugün ikinci kez Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki mahkeme salonunda hakim karşısına çıkıyor.

Geçtiğimiz cuma günü gerçekleşen ilk duruşmada, önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreteri Barış Karcı ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya savunmalarını yapmıştı. Sanıklar, suçlamaları reddederek tahliye talebinde bulunmuştu.

Bugünkü oturumda 54 tutuksuz sanık ilk kez savunma verecek. Tüm savunmaların ardından müştekiler ve avukatlar dinlenecek.

Duruşma, tutuklu sanıkların salonda hazır bulunmasıyla başladı. Tutuklu sanıkların aileleri de duruşmada yer alırken, destekçilerin salonda olmaması dikkat çekti. Mahkeme başkanı, sanıklar içeri girerken çıkan alkışlar üzerine uyarıda bulundu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İZBETON’a yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında görülen davanın ikinci gününde tutuksuz sanıklar ifade verdi. Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki duruşmada, çok sayıda kooperatif yöneticisi ve İZBETON’un eski yöneticileri uzun savunmalar yaparak haklarındaki suçlamaları reddetti.

"SÜREÇ ENGELLENDİ, RUHSAT ALAMADIK"

İlk savunmayı yapan Kooperatif Başkanı Abdullah Aydemir, İZBETON’la yaptıkları sözleşmenin feshedilme sürecini ayrıntılarıyla anlattı. Aydemir şunları söyledi:

“Nitelikli dolandırıcılık iddiasını asla kabul etmiyorum. Biz işimizi yapmak isteyen bir kooperatifiz. Ancak İZBETON süreci bilinçli bir şekilde ağır ilerletti. Defalarca başvuru yapmamıza rağmen ruhsat başvurumuz onaylanmadı. Bu gecikmeler sebebiyle zaman kaybettik, maliyetlerimiz arttı. Sonunda da sözleşmemiz feshedildi. Zararımız için dava açtık, bugün hâlâ hak arayışındayız. Bizim tüm belgelerimiz ortadadır. Burada suçlu değil, mağdur olan taraf biziz.”

"BİZİ MOBBİNG İLE YILDIRMAYA ÇALIŞTILAR"

Ardından söz alan Ahmet Kantek ise yaşadıklarını mobbing olarak nitelendirdi:

“İşi aldıktan sonra tam 6 ay boyunca çalışmaya başlayamadık. Her aşamada emir komuta zincirinde geciktirildik. İnşaat süreci boyunca neredeyse her gün yeni bir engelle karşılaştık. Kullanılan betonun rengi dahi bahane edilerek çalışmalarımız durduruldu. Bir fotoğraf geç ulaştı diye şantiyemiz mühürlendi. Defalarca dilekçe verdim, anlatmaya çalıştım. Ama bana ‘beceriksiz müteahhit’ denilerek itibarsızlaştırıldım. Bu sadece işimizi engellemek için yapılan bir mobbingdi. Sonunda sözleşmemiz feshedildi. Biz hakkımızı ararken şimdi burada sanık sandalyesindeyiz.”

"450 MAĞDURUN SESİ OLMAYA ÇALIŞIYORUZ"

Duruşmaya SEGBİS üzerinden katılan Örnekköy Kooperatifi yöneticisi Çağlar Kalkan, yüzlerce ailenin mağduriyetine dikkat çekti:

“İnşaatlarımız sürekli olarak durduruldu, taleplerimiz dikkate alınmadı. Büyükşehir yönetimi hiçbir makul gerekçe göstermeden sözleşmemizi feshetti. Bugün burada sadece kendim için değil, 450 mağdurun sesi olmak için konuşuyorum. Bu 450 mağdurun 273’ü bizim kooperatifimizin üyesidir. Yıllarca ev hayali kuran bu insanlar mağdur edildi. Biz kooperatif yöneticileri ise mağduriyetimizi dile getirdiğimiz için bugün sanık olarak karşınızdayız. Bu gerçekten adalet duygusunu zedeleyen bir durumdur.”

"YETKİLER GENEL MÜDÜRE DEVREDİLDİ"

Sanık sıfatıyla ifade veren İZBETON’un eski yönetim kurulu üyeleri Ahmet Ata Temiz, Belam Özeş ve Burhan Ergül de üzerlerine atılı suçlamaları reddetti. Üç isim de, Sayıştay’ın uyarısı sonrasında yönetim kurulu yetkilerinin büyük bölümünün dönemin Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’ya devredildiğini vurguladı. Temiz, “Yönetim kurulu olarak imza atabileceğimiz bir dosya dahi kalmamıştı. Yetkilerin çoğu genel müdüre bırakıldı. Dolayısıyla bize yöneltilen suçlamaların herhangi bir karşılığı yoktur” dedi.

"ALT TEŞERON OLARAK MAĞDUR EDİLDİK"

Sanıklardan Yaşar Aras ise Uzundere 3. Etap’ta alt taşeron olarak çalıştığını söyledi. Aras şu ifadeleri kullandı:

“Biz taşeron firma olarak işimizi yapmak için sahadaydık. Ancak inşaatlar sürekli olarak durduruldu. Ne zaman işin ucundan tutsak, engelle karşılaştık. Yüklü miktarda zarara uğradık. İşçilerimiz mağdur oldu. Biz, hak ettiğimiz ödemeleri bile tam olarak alamadık. Tüm bunlara rağmen bugün sanık olarak yargılanıyoruz. Halbuki biz mağdur olan taraftık. Bu durum bizim için büyük bir haksızlıktır.”

"KOOPERATİFİN KURULUŞUNDAN HABERİM YOKTU"

İzmir’de görülen davada sanıklardan Dilek Coşkun, yaptığı savunmayla dikkat çekti. Coşkun, iddiaları reddederek şu ifadeleri kullandı:

“İZSİAD Başkanı Hüseyin Cengiz ile buradaki işlerinin takipçisiydim. Şirketin yüzde birlik hissesi benimdi, imza yetkim vardı. Şenol Aslanoğlu’nun aracılığıyla İZBETON’a gittim ve evrakları imzaladım. İmzadan 10 gün sonra şirketten ayrıldım. Hüseyin Bey ve şirketle davalık olduk. Kooperatifin kuruluşundan haberim yoktu, içeriğini bilmiyordum. Evrakları imzaladıktan sonra işin böyle olduğunu anladım. Hüseyin Bey, Erdal Şaroğlu ve Şenol Aslanoğlu arkadaştı, birlikte iş yapıyorlardı.”

"YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİ MECBURİ OLARAK VERİLDİ, SUÇLAMALARI RED EDİYORUM "

Gaffar Karadoğan savunma yaptı: “28 yıllık hekimim. Eşrefpaşa hastanesinde kardiyoloji uzmanı olarak görev yapmaktayım. Kardiyoloji uzmanının İZBETON yönetim kurulunda ne işi var? Bu sorunun cevabı Eşrefpaşa Hastanesi’nin Türkiye’de tek oluşu ve benzerinin olmamasının altında yatıyor. Eşrefpaşa Hastanesi Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na bağlı olmayan tek kamu hastanesidir. Döner sermaye sistemi yoktur, hekim maaşları Sağlık Bakanlığı hastanelerinin altındadır. Bu hastaneye hekim istihdam etmek için belediye şirketlerinde yarı zamanlı işyeri hekimliği tahsis edilerek, ek ödeme yapılmaktadır. Bu hastanedeki başhekim ve başhekim yardımcılarının kanunen işyeri hekimliği yapma hakkı yoktur. Bu sebeple, idarecilere yönetim kurulu üyeliği tahsil edilmektedir. 2021 yılında başhekim yardımcısı olunca işyeri hekimliğim kesildi, yerine yönetim kurulu üyeliği tahsis edildi. Benim dışındaki 3 başhekim yardımcısına da başka büyükşehir iştiraklerinde yönetim kurulu üyeliği verildi. Bu uygulama 2005’te de 2015’te de vardı şuanda da var. 2024 Eylül ayında başhekim yardımcılığından istifa edince eş zamanlı yönetim kurulundan da istifa ettim. Tartışmalı kararda imzam yoktur. Kooperatiflerle ilgili bilgi sahibiydim. Tunç başkanın kooperatif projesini beğeni ve takdirle izliyordum. Yurtdışı yasağımın kaldırılmasını ve beraatimi talep ediyorum”

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz