Erdoğan: Türkiye Cumhuriyeti Devletinin onurunu, gururunu çiğnetmeyiz, başını öne asla eğdirtmeyiz
AK Parti’nin Ankara Kızılcahamam’daki 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan, “Terörsüz Türkiye süreci bir müzakerenin, bir pazarlığın, bir al-verin neticesi değildir. Başından beri çok dikkatliydik. Kanı durduracak. Annelerin gözyaşını dindirecek, acıları hafifletecek, kardeşliği güçlendirecek her türlü girişimi yakından takip ediyoruz. Herkes şundan emin olsun. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin onurunu, gururunu çiğnetmeyiz. Türkiye’nin başını öne asla eğdirtmeyiz. Terörsüz Türkiye projemizi de işte bu anlayışla izliyoruz” dedi.
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
AK Parti’nin Ankara Kızılcahamam’daki 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan, “Terörsüz Türkiye süreci bir müzakerenin, bir pazarlığın, bir al-verin neticesi değildir. Başından beri çok dikkatliydik. Kanı durduracak. Annelerin gözyaşını dindirecek, acıları hafifletecek, kardeşliği güçlendirecek her türlü girişimi yakından takip ediyoruz. Herkes şundan emin olsun. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin onurunu, gururunu çiğnetmeyiz. Türkiye’nin başını öne asla eğdirtmeyiz. Terörsüz Türkiye projemizi de işte bu anlayışla izliyoruz” dedi.
Erdoğan, “Bundan 41 yıl önce 14 Ağustos 1984’te Siirt’in Eruh ve Hakkari’ni Şemdinli ilçelerinde terör örgütü ilk eylemini yaptı. Bu terör saldırısında iki askerimizi şehit verdik, 9 sivil vatandaşımız da yaralandı. Bu tarihten itibaren bölücü örgüt güvenlik güçlerimize ve sivillere yönelik saldırılar düzenledi. 10 bine yakın güvenlik görevlimizi terörle mücadelede şehit verdik. 50 bine yakın vatandaşımız yine terör olaylarında hayatını kaybetti. Öncelikle şehitlerimize, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Onları unutmadık, unutmayacağız. Vatanımız İnşallah ebediyen var olacak, ay yıldızlı bayrağımız ebediyen semalarımızda özgürce dalgalanacak. Vatan toprağını kanıyla sulayan,, ay yıldızlı bayrağımızı al kanlarıyla boyayan şehitlerimiz her zaman başımızın tacı olacak” dedi.
BEYAZ TOROSLAR, FAİLE MEÇHULLER
Erdoğan, “1984’teki ilk eyleminden sonra ne yazık ki terör Türkiye’de her geçen gün tırmandı. O günden sonra nice hükümetler geldi. Her biri terörün kökünü kazıyacağını söyledi. Ama terör ne topraklarımızda ne de üst edindiği başka ülke topraklarında bitirilemedi. Bunda elbette devletin bazı yanlış uygulamalarının da payı vardı. Beyaz Toroslar bunlardan biriydi. Faili meçhuller bunlardan biriydi. Diyarbakır Cezaevi bunlardan biriydi. Yakılan köyler, bir gecede göçe zorlanan insanlar, evladıyla cezaevinde Kürtçe konuşamayan analar işte bu yanlış uygulamalardan biriydi. Hukuk ve meşruiyet dışı mücadele yöntemleri terörü bitirmek yerine tam tersine körükledi, büyüttü, terör örgütüne istismar edeceği elverişli bir zemin sundu. Hataların bedelini hep beraber ödedik. Sadece güvenlik güçlerini şehit vermekle kalmadık. Sadece siviller hayatını kaybetmedi. Türkiye bu terör saldırılarıyla istikrarsız hale geldi. Ekonomide 2 trilyon doları bulan bir faturayla karşılaştık. Her şeyden önemlisi terör örgütü ülkemizin huzuruna, birliğine, bütünlüğüne, kardeşliğine çok ağır hasarlar verdi” diye konuştu.
TERÖRLE MÜCADELEDEKİ İHANETİ ORTADAN KALDIRDIK
Erdoğan şu bilgileri verdi: “3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra göreve geldiğimizde terör meselesini çok boyutla ele aldık. Bir yandan terörle mücadele ederken, teröre bahane oluşturan bataklığın mücadelesini verdik. Terör örgütünün Kürt kardeşlerimizi tuzağa düşürmesini, devletten ve milletten uzaklaştırmasını önlemek için tedbirler aldık. Birlikte yaşamanın, kardeşlik hukukunun gereğini yerine getirmek için tarihi nitelikte adımlar attık. İçeride insan hakları demokrasi konusunda sessiz devrim niteliğinde reformlar yaparken dışarıda çok yoğun bir diplomasi trafiği yürüttük. Bütün bunlarla birlikte savunma sanayimizi geliştirdik. Dışa bağımlı kalmadan terörle mücadele silahlarımızı ürettik. Sınır ötesi operasyonlarla sınırlarımızı tam kontrol altına aldık. 15 Temmuz hain darbe girişimi ardından FETÖ’yü başta silahlı kuvvetlerimiz ve emniyetimiz olmak üzere tüm kurumlarımızdan temizledik. Böylece terörle mücadeledeki ihaneti ortadan kaldırdık. Son yıllarda terör örgütünün eylem kabiliyetini tamamen kırdık. Terör eylemlerinin resmi ya da sivillere zarar vermesinin önüne geçtik.”
DÜN İTİBARİYLE 47 YILLIK TERÖR BELASI SONA ERME SÜRECİNE GİRDİ
Erdoğan, “İttifak ortağımız sayın Devlet Bahçeli’nin de tarihi çağrısıyla Terörsüz Türkiye projemizi gerçekleştirmek için bir dizi adım attık. Güvenlik birimlerimiz tam bir koordinasyon içinde çalıştı. Ülkemizin önünde açılan bu fırsat penceresini değerlendirmek için çok hassas, çok temkinli bir süreç yönettik. Terör örgütü İmralı’nın da çağrısıyla kongresini topladı ve kendisini feshettiğini açıkladı. Dün de örgüt aldığı kararı hayata geçirdiğini, özellikle de bir merasim yaparak silahlarını bıraktı. Dün itibariyle 47 yıllık terör belası sona erme sürecine girmiştir. Türkiye uzun, acılı, sancılı, gözyaşlarıyla dolu bir sayfayı dün itibariyle kapatmaya başlamıştır. Bugün yeni bir gündür. Bugün tarihte yeni bir sayfa açılmıştır. Bugün büyük Türkiye’nin, güçlü Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’nın kapıları ardına kadar aralanmıştır” dedi.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN ONURUNU, GURURUNU ÇİĞNETMEYİZ
Erdoğan şöyle konuştu: “Son dönemde takip ettiğimiz Terörsüz Türkiye süreci bir müzakerenin, bir pazarlığın, bir al-verin neticesi değildir. Başından beri çok dikkatliydik. Kanı durduracak. Annelerin gözyaşını dindirecek, acıları hafifletecek, kardeşliği güçlendirecek her türlü girişimi yakından takip ediyoruz. Herkes şundan emin olsun. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin onurunu, gururunu çiğnetmeyiz. Türkiye’nin başını öne asla eğdirtmeyiz. Terörsüz Türkiye projemizi de işte bu anlayışla izliyoruz. İttifak ortağımız MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve kadrosunun milliyetçiliğini, vatanseverliğini, Türkiye aşkını sorgulamak taktir edersiniz ki hiç kimsenin haddi değildir. Aynı şekilde şahsımın ve AK kadronun milliyetçiliğini, vatanseverliğini ve Türkiye aşkını kimse sorgulayamaz. Bu kimsenin haddi ve hakkı değildir. Terörsüz Türkiye için bütün hayatımızı ortaya koyduk. Biz Türkiye’nin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmayız. Türkiye’nin hayrına olan her işte bizi en önde göreceksiniz. Türkiye’nin hayrına olmayan her işte de bizi o girişimin karşında en önde görürsünüz. Kimse korkmasın, endişelenmesin. Kimsenin zihninde soru işareti oluşmasın. Ne yapıyorsak Türkiye için, istikrarımız için yapıyoruz. Terör biterken, terör istismarı da bitiyor. Türkiye kazanmıştır. Milletim kazanmıştır. Türk, Kürt, Arap 86 milyon kazanmıştır. Birliğimize, bütünlüğümüze, vatanımıza, devletimizin onur ve gururuna kastedecek hiçbir girişimin içinde olmayız. Böyle girişimlere asla müsaade etmeyiz.”
AK PARTİ, MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ VE DEM BU YOLDA BERABER YÜRÜME KARARI VERDİ
AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, ve DEM’in üçlü olarak bu yola beraber yürümeye kararı verdiğini ifade eden Erdoğan şu açıklamalarda bulundu;
" Derdimiz var, dertliyiz. Derdimiz olduğuna göre, dertli olduğumuza göre el ele verdiğimize göre Allah'ın izniyle biz bu engelleri aşarız. Şunu herkes bilsin ki artık yumrukları sıkmaya gerek yok. Musafaha edeceğiz, kucaklaşacağız, konuşacağız, birbirimize karşı adım atarak yürüyeceğiz. Allah'ın izniyle el ele, gönül gönüle Türkiye yüzyılını birlikte inşa edeceğiz. Terörün bitmesiyle Türkiye Cumhuriyeti devleti, unutmayın, eskisinden çok daha güçlü, çok daha özgüvenli olacaktır. Enerjimizi artık asli işimize vereceğiz. Kaynaklarımızı terörle mücadele için değil, kalkınma için, refah için, müreffeh ve muzaffer bir Türkiye için seferber edeceğiz. Türkiye kardeşlikle büyüyecek. Türkiye demokrasiyle güçlenecek. Türkiye istikrar ve güven içinde geleceğe yürüyecek. Göreceksiniz, çok farklı bir Türkiye'ye en yakın zamanda kavuşacağız. Şunun altını çizerek tekrar söylüyorum, biz bir adım atana her türlü kolaylığı sağlarız. Unutmayın, çıkış yolu arayana kapıyı ardına kadar açarız. Ama sular tersine akmaz, akarsa da gereğini yaparız. Kimse tedirgin olmasın. Türk, düne göre çok daha güvendedir, çok daha güçlüdür. Kürt, Arap düne göre çok daha güvendedir, çok daha güçlüdür. Acıları aşmak biliyorum kolay olmayacak. Acı hatıraları geride bırakmak elbette kolay olmayacak. Kayıplarımız şüphesiz geri gelmeyecek. Ama gençlerimiz hayatlarının baharında aramızdan Allah'ın izniyle bir daha ayrılmayacak. İnşallah annelerimiz gözyaşı dökmeyecek, evlat acısı yaşamayacak. Biz ne badireler atlattık, biz ne tuzakları aşıp bugünlere geldik. Yaralarımızı sarar, yolumuza çok daha güçlü, çok daha kararlı devam ederiz. Ülke ve millet olarak bu özgüvene, bu iradeye ziyadesiyle sahibiz. Hiç kimseyi incitmeden, üzmeden, kırmadan, sürecin hassasiyetine uygun şekilde, işin süratle nihayete ermesi için kolaylaştırıcı olacağız. Silah teslimini kurulan mekanizma vasıtasıyla titizlikle takip edeceğiz."
Şehit anaları, şehit babalarının, ellerinden hiç kimsenin şehitlerimizin aziz hatırasına el uzatamayacağını, onların mirasına leke süremeyeceğinin altını çizen Erdoğan," Evet, müsterih olun. Gelinen nokta ile şehitlerimizin gayesi menzilini bulmuş olacak. Gazi kardeşlerim, müsterih olun. Gelinen nokta ile fedakarlığınız taçlanacak. Türkiye'yi buraya şehitlerimiz taşıdı, gazilerimiz taşıdı. Her birine minnettarız ve onların hatırasını asla çiğnetmeyeceğiz. Bugün söylenmesi gerekeni merhum Mehmet Akif 104 yıl önce müjdelemişti. Evet, dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal. Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal. Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet, hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal" dedi.
Konuşmasının sonunda teşekkürlerini ileten Erdoğan, "Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, bugünleri görmemize vesile olan kahraman ordumuzun kahraman mensuplarına, polis, jandarma, sahil güvenlik birimlerimize, teröre karşı en ön safta mücadele eden güvenlik korucularımıza, Milli İstihbarat Teşkilatımızın isimsiz kahramanlarına, muhterem gazilerimize ve şehitlerimizin değerli yakınlarına, yarım asırdır yaşadığı onca acıya rağmen bu topraklardaki ebedi kardeşliğine leke sürdürmeyen aziz milletime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi'nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye, sağduyulu bir üslupla süreci sahiplenen DEM Parti heyetine ve özellikle merhum Sırrı Süreyya Önder'e, farklı kulvarda olsak da milli meselelerde milli duruş sergileme basiretini gösteren siyasi partilere ve aktörlere, sorumlu yayıncılık çizgisiyle sürece destek olan basın kuruluşlarımıza ve gazetecilere, ayrıca isimleri bizde mahfuz diğer arkadaşlarımıza bugün bir kere daha kalpten teşekkür ediyorum. Güvenlik birimlerimizin çalışmalarına destek olan Irak Merkezi Hükümeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne de buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Cenabı Allah'tan bizleri umduklarımıza nail, bela ve musibetlerden emin eylemesini niyaz ediyorum. Bu duygularla bir kez daha 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum" değerlendirmesinde bulundu.
YORUMLAR
Yorum Yap