Dünyanın en küçük kitabı ve en hafif kğıdı EÜ’de sergileniyor
Ege Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin bu alandaki ilk örneği olan Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi, ziyaretçilerini kâğıdın ve kitabın zaman içindeki büyüleyici yolculuğuna çıkarıyor. Müze, yalnızca geçmişe ışık tutmakla kalmıyor; aynı zamanda dünyada eşi benzeri az bulunan eserleriyle sanatseverlere adeta görsel bir şölen sunuyor.
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
Ege Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin bu alandaki ilk örneği olan Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi, ziyaretçilerini kâğıdın ve kitabın zaman içindeki büyüleyici yolculuğuna çıkarıyor. Müze, yalnızca geçmişe ışık tutmakla kalmıyor; aynı zamanda dünyada eşi benzeri az bulunan eserleriyle sanatseverlere adeta görsel bir şölen sunuyor.
Bitkilerden Doğan Bir Dünya: “One World” Projesi
Müzenin en dikkat çekici eserlerinden biri, “sanat sınır tanımaz” mesajıyla hazırlanan “One World” Dünya Haritası. Proje, 38 ülkeden 42 sanatçının kendi coğrafyalarındaki bitkilerden ürettikleri el yapımı kâğıtları bir araya getiriyor. Bu özgün çalışma, kâğıt sanatçısı Jane Ingram Allen tarafından birleştirildi.
Türkiye’nin de katkı sunduğu eser, son olarak ABD’nin Boston kentinde sergilendikten sonra 2012 yılında müzeye bağışlandı. Her parçası farklı bir toprağın izini taşıyan harita, kültürler arası dayanışmanın somut bir simgesi niteliğinde.
Mikroskobik Bir Başyapıt
Müzenin en çok merak edilen eseri ise dünyanın en küçük kitabı. Sadece 2.4 x 2.9 milimetre boyutlarındaki bu minyatür eser, ancak büyüteç yardımıyla incelenebiliyor. 2012 yılında bağış yoluyla koleksiyona katılan kitap, sanatçı Joschua Reichert tarafından mikroskop altında, özel aletlerle üretildi.
Her sayfasında alfabenin renkli harflerinin yer aldığı bu minik kitapta metin bulunmuyor; ancak boyutuna rağmen sanatın inceliğini ve sabrını gözler önüne seriyor. Türkiye’de tek örnek olarak bu müzede sergilenmesi ise eseri daha da özel kılıyor.
“Söz Uçar, Yazı Kalır”
Müze Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, kâğıdın ve yazının insanlık tarihindeki kalıcılığına dikkat çekerek dijital çağda bile yazının gücünü koruduğunu vurguluyor. Papirüsten parşömene, deriden modern kâğıda uzanan serüvenin ortak noktasının “yazı” olduğunu belirten Ağırbaş’a göre, insanlık değişse de yazının izi silinmiyor.
Kâğıt ve kitabın yalnızca birer araç değil, aynı zamanda kültür taşıyıcısı olduğunu gösteren müze; en hafif kâğıttan mikroskobik kitaba kadar uzanan koleksiyonuyla ziyaretçilerini hem şaşırtıyor hem de düşündürüyor.
İzmir’de sanat ve tarihle iç içe bir deneyim yaşamak isteyenler için bu müze, kelimenin tam anlamıyla “küçük” detaylarda saklı büyük hikâyeler sunuyor.
YORUMLAR
Yorum Yap