DİLİMİZE YAZIK..
Anadiline Saygılı Değerli Dostlarım,
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
Anadiline Saygılı Değerli Dostlarım,
Kenan Evren döneminde bir devlet dairesi yapılan Türk Dil Kurumu, bir süredir -sanıyorum her gün- fotoğrafta örneğini göreceğiniz gibi bir sözcük öneriyor. Ancak bu sözcükler ne yazık ki ağırlıklı olarak "Arabî", "Farisî" sözcükler...
Benim görebildiklerimden derlediklerim: lafugüzaf, girizgâh, şevval, haletiruhiye, itimat, fedakârlık, infak, elâlem, müsamahakâr, yegane, her hâlükârda, agâh, arşıâlâ, hafıza, feza, istihkam, idrak, ebedi, mahallî, gülgûn, meşakkat, hakimiyet, kadim, seyyah, Hilal-i Ahmer, muasırlaşmak, hakkaniyet, sükûnet, katre...
Daha da vardır. "Türk" Dil Kurumu, neredeyse hemen hepsi bu "ölü" yabancı sözcükleri neden önerir? Üstelik hepsinin yaygın olarak kullanılan Türkçeleri varken?
Yüce Atatürk'ün o şaşmaz bilinciyle kurulmasına öncülük ettiği, en önemli amacı dilimizin öz benliğine kavuşması olan bir kurumun bugünkü yöneticilerinin bu eylemleri, bir sapkınlık değilse nedir?
Anadilimize saygılı her dostum, iletimi yayabilir. (Adil İzci ve Yunus Koray paylaşımıdır..)
NOT: Kırmızı Kedi Yayınevi’nden basılan “Hasan Tahsin, Yürekler Selanik” kitabımla 2020 yılı Dil Derneği Prof.Emin Özdemir Ödülü’ne layık görülmüş bir yazar olarak, bu alıntıyı yani eleştirimi sunmakta hakkım var değil mi?.. Üstelik Atatürk’ün dil devrimine inanan bir kemalistim.
YORUMLAR
Yorum Yap