Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Trump F-35 konusunda iyi niyetli'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Ülkemizi tüm krizlerin, sıcak çatışmaların ve gerilimlerin uzağında tutmaya gayret ediyoruz" ifadelerini kullanarak, "Terörizm tehdidinden en fazla zarar gören, bölgemizdeki birçok krizden doğrudan etkilenen müttefikiz" dedi.
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Ülkemizi tüm krizlerin, sıcak çatışmaların ve gerilimlerin uzağında tutmaya gayret ediyoruz" ifadelerini kullanarak, "Terörizm tehdidinden en fazla zarar gören, bölgemizdeki birçok krizden doğrudan etkilenen müttefikiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hollanda’nın Lahey şehrindeki gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından bir basın toplantısı düzenledi. Zirveyi tamamladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda Kralı Willem-Alexander, Hollanda Başbakanı Dick Schoof ile Hollanda makamlarına ev sahiplikleri ve misafirperverlikleri için teşekkür etti.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi başarılı yönetimi için tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lahey Zirvemizin öne çıkan sonucu, kamuoyunca da yakından takip edildiği üzere, müttefiklerin savunma harcamalarını artırmasıydı. Konsey oturumunda savunma harcamalarımızı 10 yıllık bir sürede Gayri Safi Yurt İçi Hasılalarımızın yüzde 5'i düzeyine çıkarmayı kararlaştırdık" ifadelerini kullandı.
"Ülkemizi tüm krizlerin, sıcak çatışmaların ve gerilimlerin uzağında tutmaya gayret ediyoruz"
Mevcut krizlerin derinleştiği ve her geçen gün ilave krizlerin ortaya çıktığı bir iklimde, alınan bu kararın NATO açısından zaruret teşkil ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörizm tehdidinden en fazla zarar gören, bölgemizdeki birçok krizden doğrudan etkilenen müttefikiz. Halihazırda uluslararası gündemi domine eden olayların hemen hepsi Türkiye'nin yakın çevresinde yaşanıyor. Ülkemizi tüm bu krizlerin, sıcak çatışmaların ve gerilimlerin uzağında tutmaya gayret ediyoruz. Caydırıcılığımızın artırılmasına ve savunmamızın güçlendirilmesine büyük önem veriyoruz. Türk savunma sanayiinin son yıllarda yaptığı büyük atılım dünyada parmakla gösterilmektedir. Silahlı ve silahsız insansız hava araçları başta olmak üzere birçok alanda küresel ölçekte söz sahibiyiz" dedi.
"Müttefikler arasında karşılıklı anlayış ve iş birliğinin samimiyetle tesis edilmesi de gerekiyor"
Türkiye’nin savunma harcamalarının halihazırda önceki zirvelerin hedefi olan yüzde 2 seviyesinin üstünde olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Hatta mevcut altyapı ve savunma sanayii yatırımlarımız, inovasyona ayırdığımız kaynaklar ve uluslararası çabalarımız itibarıyla yüzde 5'i yakalamaya en yakın ülkelerdeniz. Birçok müttefikin tehdit ve sınamalar karşısında daha fazla sorumluluk üstlenmek konusunda bizimle aynı çizgiye gelmesini doğru buluyorum. Elbette sadece savunma harcamalarını artırarak ittifakın etkinliğinin geliştirilmesi mümkün değil. Müttefikler arasında karşılıklı anlayış ve iş birliğinin samimiyetle tesis edilmesi de gerekiyor" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu minvalde, ilk olarak müttefikler arasındaki savunma sanayii ürünlerinin ticaretindeki engellerin 'amasız-fakatsız' kaldırılmasına yönelik anlayışın, ittifak belgelerine yansıtılmasına öncülük ettik. Bunun tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesini ümit ediyoruz" dedi.
Avrupa Birliği'nin savunma ve güvenlik alanındaki girişimlerinin NATO'yu tamamlayıcı nitelikte olması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle üye olmayan müttefiklerin, Birliğin savunma sanayii girişimlerine tam olarak dahil edilmesinin tüm Avrupa'nın menfaatine olacağını vurguladım. Neticede Avrupa'da artan savunma yetenekleri tüm Avrupa Atlantik Bölgesi'nin çıkarınadır. Temennimiz, bu kuşatıcı yaklaşımın kıta geneline hakim olmasıdır" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte'nin, Texas'tan Ankara'ya savunma sanayii gelişimini esas alan yaklaşımının bu bakımdan fevkalade değerli olduğunu söyledi.
"Hedefimiz, kalıcı barışa giden sürecin taşlarını döşemek"
Türkiye'nin, ittifakın terörizmle mücadeledeki rolünü öne çıkaran müttefiklerin başında geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nitekim terörizm, NATO'ya yönelik güncel iki temel tehditten biri olarak kayda geçirilmiştir. Bu defa Lahey'de, terörle mücadelenin ancak müttefiklerin samimi dayanışmasıyla başarılabileceğini vurguladım. Zirve bildirisine bu tehdidin yansıtılmasını sağladık. Ukrayna'da üç yılı aşkın süredir devam eden savaşın hem bölgesel hem küresel etkileri oldu. Can kayıpları ve yıkım her iki tarafta da giderek artıyor. Türkiye olarak biz, savaşın adil ve sürdürülebilir bir barışla sonlandırılması için yoğun çabalarımızı sürdürüyoruz. 2022 Mart ayında İstanbul'da ev sahipliği yaptığımız ancak yarım kalan görüşmelerden Karadeniz tahıl girişimi, savaş esirleri takası gibi somut neticeler almıştık" dedi.
"Hep söylediğim gibi, adil bir barışın kaybedeni olmaz"
Rusya-Ukrayna arasında İstanbul’da yeninde başlayan görüşmelere değinen Erdoğan, "Diplomasiye olan inancımız, tarafların bize duydukları güvenle birleşince İstanbul'da bir kez daha arabuluculuğa başladık. Ev sahipliğimizdeki görüşmelerde, ilave esir ve cenaze takasları hususunda önemli ilerleme sağladık. Ayrıca muhtemel bir ateşkese dair açık bir görüş alışverişinde bulunuldu. Ateşkes ve kalıcı barış için bir fırsat penceresinin aralandığı kanaatindeyim. Bunun heba edilmemesi gerekiyor. Hedefimiz, taraflar arasında ilave somut adımlar atılmasına destek olmak suretiyle kalıcı barışa giden sürecin taşlarını döşemektir. Müttefiklerimizin de desteğiyle savaşın en kısa sürede neticelendirilmesi umudumu koruyorum. Hep söylediğim gibi, adil bir barışın kaybedeni olmaz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu'daki tehditlerin ve krizlerin her geçen gün daha ciddi bir hal aldığını belirtti. Gazze'de Filistin halkına yönelik iki yıla yaklaşan mezalime dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar İsrail saldırılarında çoğu çocuk ve kadın 56 bin Gazzelinin hayatını kaybettiğini, yine çoğu çocuk ve kadın 129 bin Gazzelinin yaralandığını hatırlattı.
"Bebekler uyurken susulur, bebekler öldürülürken susulmaz"
Gazze'nin yüzde 80'inin yıkıldığını, sağlık altyapısının yüzde 95'inin tahrip olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kiliseler, camiler, okullar ve hastanelerin bombalandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 milyonu aşkın Gazzelinin yıkıntılar arasında, tepelerine sürekli bombalar yağarken, çok zor şartlar altında hayatta kalma mücadelesi verdiğini ifade ederek, "İsrail hükümeti en temel ihtiyaç maddelerinin dahi Gazze'ye girişine engel çıkartıyor. İsrail'in engellemeleri ve saldırıları sebebiyle Gazze'deki insani trajedi, insani felakete dönüşmüş durumda. Vicdan sahibi hiçbir insan, böyle bir vahşete sessiz kalamaz. Bebekler uyurken susulur, bebekler öldürülürken susulmaz. Buradan insan hayatına değer veren herkesi zulme karşı seslerini yükseltmeye çağırıyorum. Ancak uluslararası toplumun, bilhassa ilgili kurumların İsrail'i durdurmakta yetersiz kaldığını müşahede ediyoruz. Hiçbir kural tanımayan, uluslararası hukuku açıkça ihlal eden İsrail, ihlallerine her geçen gün yenilerini ekliyor. Bir defa şunun iyi anlaşılması şart, İsrail bölgeyi istikrarsız hâle getirerek, kendi halkının güvenliğini sağlayamaz. Bölgedeki tüm ülkeler gibi İsrail'in de güvenliği komşularının istikrarından, huzurundan ve refahından geçmektedir. Yaşananlar 1967 sınırları temelinde coğrafi bütünlüğü haiz iki devletli çözümün kaçınılmaz olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatmaktadır" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, amaçlarının tüm halkların, tüm inançların yan yana, barış içinde yaşadığı bir sulh ikliminin tesisi olduğunu belirterek, "Biz bin yıldır aynı topraklarda yaşıyoruz. İnşallah ebediyen de orada yaşamaya devam edeceğiz. Dolayısıyla tüm bölgenin selameti için acı da olsa, rahatsız edici de olsa hakikatleri cesaretle söylemeyi sürdüreceğiz" dedi.
"İran ile sorunların kalıcı çözümü, diplomasi ve müzakereyle mümkündür"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail ile komşumuz İran arasındaki en son askeri tırmanma bölgemizi çok ciddi risklerle karşı karşıya bıraktı. Krizin ilk anından itibaren malumunuz yoğun bir diplomasi trafiği yürüttük. Bölgedeki liderlerle telefon görüşmelerimiz oldu" ifadelerini kullandı.
İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının İstanbul'da toplandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada da gerilime dair önemli mesajlar verildi. Evvelce de ifade ettiğim hususu bugün tekrarlamakta fayda görüyorum. Komşumuz İran ile sorunların kalıcı çözümü; diplomasi ve müzakereyle mümkündür. Bölgemiz savaşla, yıkımla, saldırganlıkla, tehditle hiçbir yere ulaşılamayacağının örnekleriyle doludur. Amerika Başkanı Sayın Trump'ın gayretleriyle sağlanan ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz. Değerli dostum Trump'ın çağrısına tarafların koşulsuz uymalarını bekliyoruz. Fiili ateşkes ilanının en kısa sürede kalıcı sükunete tahvil edilmesini ümit ediyoruz. Orta Doğu'da barışın temini için müttefikler dâhil herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini düşünüyoruz. Biz bu konuda üzerimize düşeni yapmayı sürdüreceğiz" dedi.
YORUMLAR
Yorum Yap