Che Guevara’nın büyük oğlu Camilo yaşamını yitirdi
Güney Amerika devrimlerinin unutulmaz lideri Che Guevara’nın en büyük oğlu Camilo Guevara, 60 yaşında yaşamını yitirdi.
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
Güney Amerika devrimlerinin unutulmaz lideri Che Guevara’nın en büyük oğlu Camilo Guevara, 60 yaşında yaşamını yitirdi.
Camilo, Venezuela’ya yaptığı bir gezi sırasında felç geçirerek hayatını kaybetmişti. 1960’ların başında doğan Camilo, hayatını babasının mirasını korumak için Che Merkezi’ne adamıştı.
Haberi duyuran Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, sosyal medya hesabından üzüntüsünü dile getirdi.
Küba Devlet Başkanı, şu ifadeleri kullandı: “Babasının olağanüstü mirasını koruyan Che Merkezi’nin yöneticisi olarak Che’nin oğlu ve fikirlerinin destekçisi Camilo’ya derin bir üzüntüyle veda ediyoruz. Annesi Aleida’ya, eşine ve kızlarına ve tüm Guevara March ailesine kucak dolusu sevgiler.”
Ernesto Che Guevara’nın üstü çıplak, bedeni yara bere içinde bir sedyede yatar… Gözleri açık celladına bakarken son sözleri şöyle olmuştu: “Haydi çek tetiği ödlek, alt tarafı bir insan öldüreceksin.”
Sözlerin muhatabı yaralı yakalanan efsanevi gerilla liderinin infazı için gönüllü olan Bolivyalı genç bir çavuştu. Che’nin cansız bedeni gömülmeden önce üzerindeki kan ve kiri yıkayan şimdi 87 yaşında olan hemşire Susan Osinaga, “Bolivya’da bu fotoğraf yayıldıktan sonra insanlar ‘Tıpkı çarmıha gerilen İsa’ya benziyor… Bugün hâlâ köylerdeki âyinlerde insanlar Aziz Ernesto’ya da dua eder, onun mucizeler yaratabileceğini vaaz ederler” dedi.
1960’lar, devrimciler için her şeyin mümkün görüldüğü yıllardı. Che, ‘Her şeyin mümkün göründüğü bu yıllarda’ kıtasal bir devrimi ateşlemek umuduyla 47 adamıyla birlikte Uruguay dağlarına çıkmıştı, arkalarında Küba devletinin desteği vardı.
Ne var ki, Ñancahuazú bölgesinin zor doğa şartlarında Küba’yla telsiz bağlantısını daha ilk günlerde kaybettiler. Lojistik destekleri kısa sürede tükendi, bölgeye özgü böceklerin taşıdıkları virüslere karşı bağışıklıkları olmadığı için kısa sürede hastalandılar. Üstelik Bolivyalı yerel gerillalarla kurdukları ilişkiler de bekledikleri gibi gelişmedi.
Che, 1928’de Arjantin’in Rosario kentinde doğdu. Tam adı; Ernesto Guevara de la Serna idi. 1952’de Buenos Aires Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirip doktor olduktan sonra motosikletle Güney Amerika turuna çıktı.
Bu gezi sırasında kıtadaki yoksulluğu gören Guevara çözüm arayışı sırasında Marksizmle tanıştı, Arjantin, Bolivya ve Guetemala’da ilk politik faaliyetlerini yürüttü.
1954’te Kübalı devrimciler Fidel ve Raul Castro ile onların diktatör Batista’ya karşı mücadelesine katılmaya karar verdi.
1959’da Küba Devrimi başarıya ulaştı. Che takma ismiyle ünlendiği Küba’da önce Merkez Bankası Başkanlığı üç yıl sonra da Sanayi Bakanlığı görevlerini üstlendi.
1965’te Küba’dan ayrılarak Kongo’da gerilla savaşı yürüttü.
1966’da Bolivya halkını Amerikancı hükümete karşı ayaklandırmak için 47 yoldaşıyla Bolivya dağlarında mücadele başlattı.
9 Ekim 1967’de CIA, ABD Özel Kuvvetleri ve Bolivya Ordusu’nun ortak operasyonuyla canlı yakalandıktan sonra infaz edildi.
Bu işe gönüllü olan 27 yaşındaki çavuş Mario Teran. Guevara’yı makineli tüfek ateşiyle öldürdü. Che’nin cansız bedeni helikopterle bilinmeyen bir yere götürülerek gömüldü ve 30 yıl boyunca mezarı bulunamadı
Güney Amerika’da Che unutulmadı
Anmalar için La Higuera’da yeni bir Che Guevara Kültür Merkezi inşa edildi ve festival benzeri hazırlıklar yapıldı.
Ne var ki bu arada Lâtin Amerika’daki silahlı örgütlerin neredeyse tamamı barış anlaşmalarıyla silah bıraktı ve 10 yıl önce kıtayı saran sol hükümetler dalgası da birçok yerde merkez sağ hükümetlere yenildi. Che’nin “Tam bağımsız, birleşik, sosyalist bir Güney Amerika kıtası” düşünü 21. Yüzyı’lda bir kez daha güncel hale getiren Hugo Chavez’in ülkesi Venezuela ise açlık ve kıtlığın pençesinde ağır bir ekonomik ve siyasi krizden geçiyor.
YORUMLAR
Yorum Yap