Belediyelerdeki iş barışı için CHP Genel Merkezi hemen devreye girmeli
İzmir’de belediyelerde yaşanan TİS (Toplu İş Sözleşmesi) krizi ne yazık ki gündemden düşmüyor.
Öncelikle şunu hemen söyleyelim. İşçilerin, memurların haklarını araması, bunun için üretimden gelen güçlerini kullanmaları en doğal haklarıdır.
Otobüsler, metrolar, tramvaylar çalışmayınca, çöpler toplanmayınca, parklar sulanmayınca belediye işçilerinin bu kent için ne kadar büyük öneme sahip olduğu anlaşılıyor.
İzmir’de siyasi yapının, belediyedeki sendika örgütlenmelerinin geçmişini bilmeyenler ya da olayı farklı yöne çekmek isteyenler sanki kentte ilk defa emekçi eylemleri oluyor havası oluşturmaya çalışıyor.
Bu kentte emekçiler her dönemde hakları için mücadele etti.
Yüksel Çakmur döneminde 32 yıl önce kışın ortasında binlerce emekçi İzmir’den Ankara’ya kadar hakları için yürüdü.
Burhan Özfatura, Ahmet Piriştina ve Aziz Kocaoğlu döneminde sayısız büyük eylemler yapıldı.
Daha 1.5 yıl önce Tunç Soyer döneminde raylı sistem işçileri üretimden gelen haklarını kullanıp iş bıraktı. Toplu ulaşımda ciddi aksamsalar oldu.
Dün oldu, bugün oluyor, yarın da olacak. İşçilerin hak araması demokratik ülkelerde gayet doğal bir süreç.
***
Ama doğal olmayan bir süreç yürüyor. Bu dönem belediyeler üzerinde çok ciddi ekonomik baskılar var.
İzmir Büyükşehir Belediyesi yılbaşından bu yana 10 milyar liraya yakın vergi kaynağı kesildi.
Önümüzdeki birkaç ayda da 6 milyar lira daha kesilecek.
Zaten ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle ciddi darboğazda olan belediyeleri “silkeleme” operasyonu son hız devam ediyor.
Tüm bu olumsuzluklar içinde özellikle İzmir’deki TİS görüşmeleri her geçen gün iş barışı, dahası kent barışı açısından tehlikeli bir hale geliyor.
Peki bu kadar olumsuz içinde, CHP Genel Merkezi ne yapıyor? Kelimenin tek anlamıyla hiçbir şey.
Oysa yerel seçim öncesi CHP’nin en önemli argumanlarından biri yerel yönetimler için Ankara Genel Merkez’de bir akiller meclisi kurulmasıydı.
Bu meclisin başında da Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen olacaktı.
Bu meclis CHP’li tüm belediyelerde netameli konuların çözümü için devreye girecek, ortak politikaların eşgüdümle harekete geçirilmesi sağlanacaktı.
Bu Meclis kağıt üzerinde kuruldu. Ama geçen 14 ayda tek bir icraatı bile olmadı.
***
İzmir’de şimdi çok önemli bir sorun yaşanıyor. Bu meclis bugün İzmir’deki bu büyük krizde devreye girmeyecekse, ne zaman girecek?
CHP’li belediyelerde bu kadar sorun yaşanırken Genel Merkez’den tek bir destek ya da fikir bile yok.
Oysa bu sorunlar ancak Genel Merkez’den üretilen politikalarla mümkün olduğunca geniş kitleleri mutlu edecek şekilde çözülür.
Hükümet’in kamu işçileri belirlediği tek ücret formülünü CHP Genel Merkezi de partili belediyelerde uygulayabilir.
Şu anda bu konuda birbirinden çok farklı öyle işçi ücreti yapıları var ki içinden çıkılır gibi değil.
Aynı işi yapan işçiler arasında yüzde 100’e varan oranlarda ücret farkı olanlar var.
Bırakın farklı şehirleri aynı kentlerdeki belediyelerde aynı işi yapan işçilerin ücretleri farklı.
Aynı belediyenin iki ayrı şirketi arasında bile farklı ücretler var.
Oysa CHP’nin parti programında büyük harflerle “EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET” ilkesi yazıyor.
CHP Genel Merkezi taşın altına elini koymalı, yapması gerekeni bir an önce bu işe müdahil olmalı.
Belediye işçileri de kamu işçisidir. Nasıl ki Hükümet’e bağlı kamu kuruluşlarındaki işçiler aynı maaşı alıyorsa, belediye işçilerinin aynı maaşı olması doğru olandır.
İstanbul park sulayan bir belediye işçisiyle, İzmir’de park sulayan bir belediye işçisi aynı maaşı aldığını bilmenin mutluluğuyla hizmet üretmelidir.
Ya da Bayraklı’da çöp toplayan bir belediye işçisiyle, Konak’ta temizlik yapan işçi emeklerinin karşılığını eşit olarak aldığını bilmelidir.
Bu eşitliği ancak CHP Genel Merkezi sağlar.
Böylece, aylardır TİS ile yatıp kalkan belediye başkanları da çalışanlarıyla omuz omuza gönül rahatlığıyla İzmirlilere hizmet edebilir.
YORUMLAR
Yorum Yap