Aydın'da Çerçioğlu'ndan 'çevik kuvvetli' demokrasi
www.erhangulenc.com'da yer alan habere göre, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, 4 dönemdir seçildiği CHP’den ayrılıp AK Parti’ye geçmesinin ardından belediye meclis toplantılarındaki anti demokratik tutumunu sürdürüyor. Eylül ayı meclis toplantısında çoğunlukta olan CHP’nin oylarını yok sayan ve reddedilen önergelerini kabul edilmiş sayan Çerçioğlu, bugünkü Ekim ayı meclis toplantısında da salona polisleri doldurdu. Çerçioğlu’nun isteğiyle salonda görev alan Çevik Kuvvet ekipleri AK Parti ve CHP’li meclis üyeleri arasına dizilerek adeta etten duvar ördü. Bu manzara Aydın siyasetinde isyan çıkardı.
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
www.erhangulenc.com'da yer alan habere göre, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, 4 dönemdir seçildiği CHP’den ayrılıp AK Parti’ye geçmesinin ardından belediye meclis toplantılarındaki anti demokratik tutumunu sürdürüyor. Eylül ayı meclis toplantısında çoğunlukta olan CHP’nin oylarını yok sayan ve reddedilen önergelerini kabul edilmiş sayan Çerçioğlu, bugünkü Ekim ayı meclis toplantısında da salona polisleri doldurdu. Çerçioğlu’nun isteğiyle salonda görev alan Çevik Kuvvet ekipleri AK Parti ve CHP’li meclis üyeleri arasına dizilerek adeta etten duvar ördü. Bu manzara Aydın siyasetinde isyan çıkardı.
CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, bir açıklama yaparak halkın meclisini ikiye böldüğünü söylediği Çerçioğlu’nu kınadı. Çençioğlu’nun birleştirici değil ayrıştırıcı bir irade sergilediğini ifade eden Saatçı, “Meclis salonunda CHP’li üyeler ile AKP’li üyeler arasına polis memurlarını sıralamak, sadece fiziksel bir ayrım değil; zihinsel ve ideolojik bir bölünmenin de açık göstergesidir. Bu tablo, Aydın’da siyasetin nasıl bir kısır döngüye hapsedildiğinin, halkın değil, kişisel çıkarların merkeze alındığının net kanıtıdır. Devletin güvenlik güçlerinin siyasi kutuplaşmanın bir aracı olarak kullanılması ise kabul edilemez bir skandaldır. Meclis salonları güvenlik sahası değil, halkın temsilcilerinin özgürce konuşabildiği demokratik platformlar olmalıdır.” dedi. Saatçı, “Aydın artık bu gerilim siyasetinden, ayrımcılık üzerine kurulu yönetim anlayışından kurtulmalıdır. Siyasi rekabetin değil, halk için üretilen hizmetin konuşulduğu bir Aydın, ancak samimi ve kapsayıcı bir siyasetle mümkündür” ifadelerini kullandı.
Saatçı, şunları söyledi;
AYDIN’DA BİRLEŞTİRİCİ DEĞİL, AYRIŞTIRICI BİR İRADE: ÖZLEM ÇERÇİOĞLU
Özlem Çerçioğlu Halkın Meclisini İkiye Böldü
Bugün Aydın’da bir kez daha görüldü ki, Özlem Çerçioğlu siyasi hesaplarını halk iradesinin önünde tutan, ayrıştırıcı bir anlayışın temsilcisidir. Demokratik kurumların temelini oluşturan yerel meclisler, halkın sesinin yankılandığı, farklı görüşlerin temsil edildiği kutsal alanlardır. Ancak ne yazık ki Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi, bu demokratik işleyişin açıkça ayaklar altına alındığı, bir siyasi mühendisliğin sahnesi hâline getirilmiştir.
Geçtiğimiz aylarda Eylül meclisini bilinçli bir şekilde sabote ederek yaptırmayan Özlem Çerçioğlu, Ekim ayı oturumunda da aynı zihniyetle hareket etmiş, meclisi adeta bir güvenlik ablukası altına alarak halkın iradesine ket vurmuştur. Meclis salonunda CHP’li üyeler ile AKP’li üyeler arasına polis memurlarını sıralamak, sadece fiziksel bir ayrım değil; zihinsel ve ideolojik bir bölünmenin de açık göstergesidir.
Bu tablo, Aydın’da siyasetin nasıl bir kısır döngüye hapsedildiğinin, halkın değil, kişisel çıkarların merkeze alındığının net kanıtıdır. Devletin güvenlik güçlerinin siyasi kutuplaşmanın bir aracı olarak kullanılması ise kabul edilemez bir skandaldır. Meclis salonları güvenlik sahası değil, halkın temsilcilerinin özgürce konuşabildiği demokratik platformlar olmalıdır. Ancak Çerçioğlu, bu gerçeği yok saymakta, toplumun farklı kesimlerini kutuplaştırmakta ve ayrımcılığı kurumsallaştırmaktadır.
Özlem Çerçioğlu’nun Aydın’da temsil ettiği anlayış, sadece siyasi rakiplerini değil; ortak aklı, toplumsal barışı ve demokratik teamülleri de dışlayan bir anlayıştır. CHP’nin ülke genelinde "birleştirici çatı" olduğu yönündeki söylemlerinin, Aydın’da yaşanan bu tabloda hiçbir karşılığı kalmamıştır. Aydın halkı, kimin gerçekten hizmet odaklı, kimin ise koltuk odaklı olduğunu çok net görmektedir.
Aydın artık bu gerilim siyasetinden, ayrımcılık üzerine kurulu yönetim anlayışından kurtulmalıdır. Siyasi rekabetin değil, halk için üretilen hizmetin konuşulduğu bir Aydın, ancak samimi ve kapsayıcı bir siyasetle mümkündür.
YORUMLAR
Yorum Yap