1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. Akbelen'de kritik karar: Danıştay acele kamulaştırmayı durdurdu

Akbelen'de kritik karar: Danıştay acele kamulaştırmayı durdurdu

Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen direnişinde dikkat çeken bir yargı kararı çıktı. Danıştay 6. Dairesi, köylülerin yaşam alanları ve zeytinliklerini kapsayan acele kamulaştırma kararlarına karşı açılan 93 ayrı davada Cumhurbaşkanı kararının yürütmesini durdurdu. 28 Nisan 2026 tarihinde verilen ve 5 Mayıs’ta taraflara tebliğ edilen karar, çevre mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.

  • | Son Güncelleme:
  • | Egeli Gazete

Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen direnişinde dikkat çeken bir yargı kararı çıktı. Danıştay 6. Dairesi, köylülerin yaşam alanları ve zeytinliklerini kapsayan acele kamulaştırma kararlarına karşı açılan 93 ayrı davada Cumhurbaşkanı kararının yürütmesini durdurdu. 28 Nisan 2026 tarihinde verilen ve 5 Mayıs’ta taraflara tebliğ edilen karar, çevre mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.

Kararla birlikte bölgede uygulanan acele kamulaştırma işlemleri hukuken geçersiz hale gelirken, süreçte açılan el koyma davalarının da tartışmalı hale geldiği belirtildi.

“ACELE KAMULAŞTIRMAYI GEREKTİRECEK OLAĞANÜSTÜ DURUM YOK”

Akbelen direnişinin avukatları Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca tarafından yapılan açıklamada, Danıştay’ın kararında bölgede acele kamulaştırmayı zorunlu kılacak olağanüstü bir durum bulunmadığının açıkça ortaya konduğu ifade edildi.

Açıklamada, ekonomik gerekçelerin ve şirket faaliyetlerinin sürdürülmesinin, istisnai bir uygulama olan acele kamulaştırma için yeterli sayılamayacağı vurgulandı. Milas’taki işlemlerin Limak Holding ve İÇTAŞ ortaklığındaki Yeniköy Kemerköy Enerji’nin faaliyetleri doğrultusunda yürütüldüğü yönündeki eleştirilerin de Danıştay kararıyla güç kazandığı kaydedildi.

649 EL KOYMA DAVASI İÇİN “DAYANAK KALMADI” ÇIKIŞI

Kararın ardından Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen 649 el koyma ve bedel tespiti davasının da hukuki zemininin ortadan kalktığı savunuldu.

Avukatlar tarafından yapılan açıklamada, yürütmesi durdurulan bir kamulaştırma işlemine dayanılarak mülkiyet hakkına müdahale edilmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı belirtilerek, açılan davaların reddedilmesi gerektiği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca Anayasa’nın hukuk devleti ilkesini düzenleyen 2’nci maddesi ile mahkeme kararlarının bağlayıcılığına ilişkin 138’inci maddesine dikkat çekildi.

“ESRA IŞIK DERHAL SERBEST BIRAKILMALI”

Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Akbelen direnişi sırasında tutuklanan Esra Işık’a ilişkin oldu.

Avukatlar, tutuklamaya gerekçe gösterilen keşif ve kamulaştırma süreçlerinin artık hukuki geçerliliğini yitirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“ Hukuksuz işlemin engellendiği gerekçesiyle özgürlükten yoksun bırakmanın sürdürülmesi kabul edilemez. Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır.”

GÖZLER ANAYASA MAHKEMESİ’NE ÇEVRİLDİ

Açıklamada ayrıca acele kamulaştırma süreçlerini kolaylaştırdığı gerekçesiyle eleştirilen 7554 sayılı Kanun’un iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde açılan davaya dikkat çekildi.

2025/204 esas numarasıyla görülen davanın çevre hakkı, mülkiyet hakkı ve yargı denetimi açısından kritik önemde olduğu belirtilirken, yüksek mahkemeye “hukuk devleti ilkesini ve sağlıklı çevrede yaşama hakkını koruyacak bir karar verme” çağrısı yapıldı.

“AKBELEN DİRENİŞİNİN HAKLILIĞI TESCİLLENDİ”

Açıklamanın sonunda Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararlarının Akbelen’de yıllardır süren mücadelenin haklılığını ortaya koyduğu vurgulandı.

Avukatların ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Danıştay 6. Dairesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararları, Akbelen’de verilen mücadelenin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Yaşam alanlarını savunanların karşısında konumlanan tüm uygulamalar, yargı kararıyla bir kez daha sorgulanmış ve hukuka aykırılığı tescillenmiştir. Bu kararın gereği derhal yerine getirilmeli; hukuka aykırı uygulamalara son verilmelidir. Şunu da vurgulamak istiyoruz; elde edilen yargı kararı, havayı, suyu, toprağı, kısacası doğasıyla birlikte onurlu yaşamlarını korumak için direnen müvekkillerimizin yılmadan sürdürdükleri mücadelenin, Akbelen direnişinin kazanımıdır. Yaşam için direnenleri selamlıyoruz. Bunun, ülkemiz için hakların güvenceye alındığı, yaşamın korunduğu bir dönemin başlangıcı olmasını diliyoruz.”

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz