8 Mart: Kutlamak mı? Hatırlamak mı?
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Her yıl bu tarih geldiğinde kadınların hayatı, yaşadıkları zorluklar, mücadeleleri ve hakları yeniden konuşuluyor. Kimi zaman başarı hikâyeleri anlatılıyor, kimi zaman ise hâlâ çözülmemiş sorunlar hatırlatılıyor.
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Her yıl bu tarih geldiğinde kadınların hayatı, yaşadıkları zorluklar, mücadeleleri ve hakları yeniden konuşuluyor. Kimi zaman başarı hikâyeleri anlatılıyor, kimi zaman ise hâlâ çözülmemiş sorunlar hatırlatılıyor.
Kutlamak mı, hatırlamak mı? Aslında bu soru her 8 Mart’ta yeniden akla geliyor.
Bu soruyu sormamın sebebi sadece genel bir tartışma değil. Dün okuduğum bir haber bu düşünceleri daha da ağırlaştırdı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun şubat ayına ait kadına şiddet verileri açıklandı. Verilere göre şubat ayında 23 kadın katledildi, 11 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Üstelik bu kadınların çoğu en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürüldü; aile içinden, birlikte oldukları ya da boşanma aşamasında oldukları kişiler tarafından.
Bu tablo bize çok basit ama çok acı bir gerçeği hatırlatıyor: Kadınlar çoğu zaman en güvende olması gereken yerlerde, en güvendikleri insanlar tarafından hayatlarını kaybediyor.
8 Mart’ın anlamı da tam burada ortaya çıkıyor. Bu gün sadece çiçek verilen, sosyal medyada kutlama mesajları paylaşılan bir gün değil. Aynı zamanda kadınların eşitlik, özgürlük ve güvenlik mücadelesini hatırlatan bir gün.
Ben 22 yaşında bir genç kadınım. Sokakta yürürken, gece eve dönerken, hatta bazen en yakın ilişkilerde bile kadınların kendini tehlikede hissetmek zorunda kalmadığı bir ülkede yaşamak istiyorum. Aslında bu çok büyük bir istek değil. Sadece güvenli bir hayat istemek.
Bugünü güzel şeylerden bahsederek yazmak isterdim. Kadınların başarılarından, dayanışmasından, hayallerinden… Ama içinde bulunduğumuz şartlar, okuduğumuz haberler ve her ay açıklanan rakamlar buna pek izin vermiyor. Belki de bu yüzden 8 Mart’ı sadece bir kutlama günü olarak görmek zor. Çünkü bazı kadınlar için en temel hak olan yaşamak, hâlâ bir mücadele konusu.
Belki bir gün 8 Mart’ı gerçekten kutlayabildiğimiz bir ülkede yaşarız. Kadınların korkmadan yürüdüğü, sesini çıkardığında yalnız kalmadığı, yaşam hakkının tartışma konusu olmadığı bir yerde. O gün geldiğinde 8 Mart gerçekten bir bayram gibi hissedebilir.
Şimdilik ise 8 Mart biraz da hatırlamak ve unutturmamak demek.
YORUMLAR
Yorum Yap