Yenidoğan Çetesi davasında 3 gün süren duruşma sona erdi: Yargılama devam edecek
İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden oldukları öne sürülen Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı dava, sanık savunmalarının ardından yarına ertelendi.
- | Son Güncelleme:
- | Egeli Gazete
İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden oldukları öne sürülen Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı dava, sanık savunmalarının ardından yarına ertelendi.
İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk edip haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olduğu ileri sürülen Yenidoğan Çetesi’ne yönelik düzenlenen 2. dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı ile birlikte hareket ettikleri belirlenen şahıslara yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61’e yükselmişti. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nce adliyenin konferans salonunda görülen 7’inci duruşması 3’üncü günü tamamlandı. Duruşmaya, 6’sı tutuklu bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ise duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşma, sanıkların yoklamalarının alınmasıyla başladı.
"Cezaevinde, ‘bu bebek katilidir, bunun işini bitirin’ diye emir verildi"
TRG Hospital Hastanesi’nde doktor olarak çalışan ve 112 sistemi kullanılmaksızın hasta sevki ve basamaklarda oynama yaparak gerçeğe aykırı şekilde epikriz düzenleyip ilaçları SGK’ya fatura ettirerek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen tutuklu sanık Mehmet Gürül savunma yaptı. Gürül, "Eşimden boşandım, çocuğumu göremiyorum, 6 aydır tutukluyum. Ben örgüt suçundan tutukluyum. Benim yoğun bakım doktorluğundan aldığım ücret 50 bin liradır. 50 bin lira için mi örgüte mi dahil olunur? Bana anlaştığım hastane, ‘maaşını Medisense Hastanesi’nden alacaksın’ dedi. Ben de kabul ettim. Sırf Medisense Hastanesi’nden maaş aldım diye dolandırıcılıkla suçlanıyorum" şeklinde konuştu.
İddianamede adı örgüt yöneticisi olarak geçen 112 ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir, "Bir hastanenin müsait olup olmadığını, sevk için uygun olup olmadığını ben bilemem. Bununla ilgili nasıl savunma yapacağımı bilmiyorum. Bir hastanenin müsait olduğunu bilmek benim görevim değil, ben sadece sevk yapıyorum. Hekim hastayı kabul etmiş hastaneye almış, ben gidip bunu nasıl sorgulayabilirim? Hastaneye hasta alma nasıl diyebilirim? Örgüt yöneticiliği lakabı üzerime yapıştı kaldı. Tutuklanalı 20 ay oldu, tapeler ortadadır, tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu.
"Bu dosyada bir örgüt yoktur"
Bağcılar Şafak Hastanesi’nde, hekimlik yapması yasak olmasına rağmen mide küçültme ameliyatı gerçekleştirdiği ve 25 yaşındaki Semanur Aydın’ın ölümüne neden olduğu iddialarıyla gündeme gelen ve tutuklanan sanık Cem Türker Öztürk’ün avukatı savunmasında, "Biz davaya birleşen dosya kapsamında dahil olduk. Bu davada tanık sıfatıyla dinlenmedik. Bizim hiçbir sanıkla bağımız bulunmamaktadır. Sanıklarla alakalı herhangi bir tapemize rastlanılmamıştır. Sadece Şafak Hastanesi'nden kaynaklı buradayız. Mahkemeden beraat kararı verilmesini ve dosyadan tefrik edilmeyi talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Duruşma, avukatların beyan ve savunmalarının alınmaya devam edilmesi için yarın saat 10.00’a ertelendi.
YORUMLAR
Yorum Yap